
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen “Türkiye Çin Ekonomik ve Ticari İşbirliği Forumu”na katılan Babacan, kurul başkan ve üyelerinin görevlerine ilişkin sınırsız bir sürenin söz konusu olmayacağını belirterek, “5 artı 5, iki dönem sınırlı bir şekilde üyeler ve başkanlar bundan sonra görevlerini yapmış olacaklar
Ancak ne olursa olsun herhangi bir üyenin ya da başkanın toplam görev yaptığı süre 10 yılı geçmeyecek. 10 yıl ile sınırlamış oluyoruz. Atamadaki süreyi de 6 yıldan 5 yıla indiriyoruz. O şekilde bunu netleştirmiş olduk” dedi.
İki ülke arasındaki ticaret hacmi 24 milyar dolar
Babacan, forumda yaptığı konuşmada iki ülke arasında siyasi ve diplomatik ilişkilerin yanı sıra kültürel ilişkileri de son derece önemsediklerini, 2013 yılında Çin’de Türkiye yılı olacağını vurguladı.
Çin’de öğrenim gören Türk öğrencilerin sayısının bin 500’ü geçtiğini, Türkiye’de de Çinli öğrencilerin eğitim gördüğünü anlatan Babacan, Çin’de Yunus Emre Enstitülerinin kurulması, Türk dili ve kültürüyle ilgili daha yakın bir öğrenme ortamının oluşturulmasının Çin hükümetiyle yaptıkları görüşmelerin gündem maddelerinden biri olduğunu belirtti.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2002 yılında toplamda yaklaşık 1 milyar dolar olduğuna değinen Babacan, 2011 sonunda bunun 24 milyar dolara çıktığını, ivmenin bu şekilde devam etmesini beklediklerini vurguladı.
“Finansta İstanbul, bölgesel merkez olarak düşünülmeli”
Turizmin önemine de değinen Babacan, Avrupa’nın dördüncü büyük hava yolu olan THY’nin, 2012 yılı sonu itibarıyla üçüncülüğü yakalayacağını söyledi.
THY aracılığıyla İstanbul’da bütün coğrafyaya her gün uçuş olduğunu ifade eden Babacan, “THY, İstanbul’dan 190 noktaya uçuyor. Dolayısıyla burayı baz almak, İstanbul’u baz almak son derece önemli” diye konuştu.
Finans sektörü için de bu durumun aynı olduğunun altını çizen Babacan, şöyle devam etti: “Biz kendimiz için hedefler koyduk. 2023 yılı geldiğinde Türkiye, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden, İstanbul dünyanın en önemli 10 finans merkezinden biri olacak. Bunun için yoğun çaba gösteriyoruz. Finans konusunda da İstanbul’un bölgesel merkez olarak düşünülmesi son derece önemli.
Çin bankalarının Türkiye’de daha fazla iş yapması, buraya daha fazla şube açması, daha çok sayıda Çin bankasının Türkiye’yi baz alması yine bizim çok arzu ettiğimiz bir konu. Türk bankalarının da Çin’de daha faal olmasını istiyoruz.
Çin’de de kurulmuş Türk bankalarının oluşmasını arzu ediyoruz. Bunlar ticaretin, yatırımın önünü açacak önemli konular. Karşılıklı lisanslar konusunda iki hükümet olarak da bir çalışma başlatmış durumdayız.”
“Ufkunuzu sadece siyasi sınırlarla sınırlandırmayın”
Başbakan Yardımcısı Babacan, ekonomik ilişkilerin gelişmesinin daha çok ticaret, daha çok yatırım ile mümkün olabileceğini, bunun da şirketlerin, iş dünyasının, iş adamlarının ve iş kadınlarının çabasıyla gerçekleşeceğini söyledi.
Devlet olarak iş dünyasının önünü açacaklarını, engelleri kaldıracaklarını vurgulayan Babacan, yapılması gereken, atılması gereken adımlar varsa bu noktada iş dünyasının işini kolaylaştıracaklarını ifade etti.
Türkiye’nin, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birinin olduğu coğrafyanın merkezinde yer aldığına değinen Babacan, şöyle konuştu: “Türkiye’nin sadece lojistik olarak değil, kültürel olarak da bu bölgeye yakın olması Türk iş adamlarının, iş kadınlarının bölgeyle iş yapması, birbirinin dilinden kolay anlaması önemli bir avantaj. Gittikçe artan sayıda çok uluslu şirket, uluslararası finans kuruluşu Türkiye’yi, İstanbul’u baz olarak alıyor.
Sadece Türkiye operasyonları için burada değiller. Çok daha geniş bölge için buradalar. Dolayısıyla Çinli iş adamlarımız, şirketlerimiz Türkiye’ye, İstanbul’a geldiklerinde ufuklarını sadece siyasi sınırlarıyla sınırlı tutmasınlar. Daha da ötesine baksınlar. Burada kendilerine seçecekleri ortaklar, bölgeyi çok iyi tanıyan kişilerdir.”
Taahhüt, inşaat firmalarının üçüncü ülkelerde beraber yapacakları projeleri de çok önemli potansiyel olarak gördüğüne dikkati çeken Babacan, “Çin firmalarıyla birlikte gerçekleştirilecek projeler ki bizim bir atasözümüz vardır, ’bir elin nesi var, iki elin sesi var’ derler, beraber kurulacak ortaklıklarla üçüncü ülkelerdeki çalışmalar önemli potansiyel arz edecektir” diye konuştu.
İlgili Haberler:
-
Moody’sin yeni hedefi Türk bankaları
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's Türk bankalarının yerel para cinsi notlarını ve mevduat notlarını negatif izlemeye aldığını açıkladı. Moody's'ten yapılan açıklamada, finans kuruluşlarının kredi değerlendirmelerinin ülke...
-
Audi, BDDK’dan mevduat bankası için izni aldı
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), yıllar sonra ilk bankacılık lisansını verdi. Audi Grup, Türkiye'de 300 milyon doları karşılığı Türk Lirası sermayeli mevduat bankası kuracak. BDDK'nın...
-
Suriye’de ilk kez bir Türk bankası açılacak
Antakya Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Kuseyri, Suriye'nin Başkenti Şam ve Halep'te ilk kez bir Türk bankası kurulacağını ve önümüzdeki iki ay içinde Suriye'nin iki...
-
Merkez Bankası Çin’e gidiyor
Merkez Bankası, Çin'e ve Washinghton'a da temsilci gönderecek Merkez Bankası, Çin'e ve Washinghton'a da temsilci gönderecek. ABD'nin New York, Almanya'nın Frankfurt, İngiltere'nin Londra ve Japonya'nın Tokyo...
-
Devlet bankaları kredi faiz oranlarını yükseltti
Bankacılık sektöründe kredi faiz oranları geçen haftaya göre aynı kalırken sadece iki devlet bankasında faiz oranları yükseldi. Geçen haftaya göre, birçok bankanın kredi faiz oranlarında bir...


