
Japonya’nın e-ticaret devi Rakuten’in 315 milyar dolar karşılığında satın aldığı Kanadalı Kobo’nun hedefi Amazon’a meydan okumak.
Tüm dünya, Amazon’u taklit etmek isteyen küçük Kanadalı şirket Kobo’nun hikayesi ile yakından ilgileniyor. Bunun nedeni Japonya’nın e-ticaret devi Rakuten’in 315 milyar dolar karşılığında Kobo’yu satın alması ve sadece iki yıl önce kurulan bu şirketi Amazon’a karşı bir silah olarak kullanmaya başlaması.
Kobo, tıpkı Amazon ve Apple gibi e-kitap dağıtıyor ve Kanada’da 4.9 milyonluk bir kullanıcı kitlesi ile piyasa lideri konumunda. Kullanıcılara elektronik kitap okuma cihazı sunmanın yanı sıra, aynı zamanda Kobo eReader uygulaması üzerinden e-kitap okuma imkânı da veren Kobo’nun Reading Life uygulaması ise elektonik kitap okumayı sevenler için bir sosyal ağ platformu niteliğini taşıyor.
Wall-Mart, Best Buy ve Sears gibi markalara hizmet veren Kobo, ABD e-kitap pazarının da yüzde 10′unu elinde bulunduruyor.
Kobo ilk kurulduğu sene 100 milyon dolarlık ciro gerçekleştirdi. Kanada pazarının ardından, tüm dünyaya yayılmayı hedef alan şirketin “kitap ekosistemi” bugün 200 ülkeye girmiş durumda.
İnigltere’de WH Smith, Fransa’da FNAC gibi büyük markaların dikkatini çeken Kobo, 2011 yılının başında tam 50 milyon dolarlık yabancı yatırım çekmeyi başardı. Şirketin hedefi “Amazon’un Kindle’ını geride bırakıp, çok sayıda ülkede bir numara olmak.”
Bünyesinde 2.2 milyon kitap, dergi ve gazete bulunan Kobo, iPhone, iPad, BlackBerry, tablet ve akıllı telefonlar gibi Android sisteme sahip tüm cihazlarda kullanılabiliyor. Kobo’nun önemli bir diğer özelliği de Reading Life uygulaması ile elektonik kitap okumayı sevenler için bir sosyal ağ platformu sunması.
Asıl gelir içerikten gelecek
Elektronik kitap okuma cihazları veya tabletlerin içerik satmak için sadece birer platform olduğunu söyleyen Kobo CEO’su Micheal Serbinis, “Kimse hayatını bu cihazlarla kazanmıyor. Bugün ciromuzun büyük bir bölümünü oluşturmalarının nedeni, henüz işe yeni başlamış olmamız. Fakat yarın asıl gelirimiz, içerikten kaynaklanacak” yorumlarında bulunuyor.
Mükemmel bir kurban
Sektör uzmanlarına göre, Kanadalı Kobo, 1997 yılında kurulan Japon e-ticaret devi Rakuten için mükemmel bir kurbandı. Avrupa kıtasında elektronik kitap okuyucu ve e-kitap alanında Amazon’un oldukça gerisinde kalan Rakuten, Kobo’yu alarak bu farkı son derece hızlı bir şekilde kapatmayı başardı.
Yapılan tahminlere göre, Çin hariç dünya genelinde bugün 9,6 milyon olan elektronik kitap okuyucusu piyasası 2102′de 20.6 milyon, 2015′te ise 45.6 milyon adete ulaşacak. Satışlar ise 2015′e kadar 3.5 kat katlanarak, 10.6 milyar dolara ulaşacak.
Forbes dergisine göre Rakuten’in sahibi Hiroshi Mikitani’nin kişisel serveti 5.6 milyar doların üzerinde. Kobo’nun satın alınmasındaki hedef ise tablet ve e-kitap satışlarının çok ötesinde. Sektör uzmanlarına göre, Mikitani donanım pazarının kontrolünü Amazon veya Apple’a bırakmak istemedi. Kobo sayesinde, internet dünyasının her alanında varolma şansını en kısa yolla sağladı.
Mikitani, Kobo sayesinde, Japonya pazarının dışına çıkma şansını da yakaladı. Son 18 aydır bu değişimi hayal eden Mikitani, bu amaçla 5 adet e-ticaret sitesi satın aldı. Bunlar, ABD’li Buy.com; Brezilyalı Ikeda; Fransız PriceMinister; İngiliz Play.com ve Alman Tradoria.
Dünya genelinde 200 ülkede faaliyetlerini sürdüren Kobo’nun Rakuten’e yeni büyüme fırsatları sunacağı kesin.
Japon e-ticaret şirketi için tüm yollar e-müşteriye çıkıyor. Hedef, internet hizmetlerinde bir numara olmak.
Amazon CEO’su Jeff Bezos:
“İnternet balonunun patlamasından sonra derimiz kalınlaştı”
Kasım ayının ikinci haftası satışa sunulan Amazon’un tableti Kindle Fire, 2011′in son çeyreğinde iPad 2′in arkasından en çok mağazalara gönderilen tablet oldu. Dördüncü çeyrekte 3.9 milyon ürün gönderimine sahip olması beklenen Kindle Fire, bu rakam ile Android işletim sistemine sahip tabletler arasında en çok satılan tablet olacak.Kindle Fire’ın en önemli özelliklerinden birisi 199 dolarlık fiyatı ve bu fiyata rağmen sahip olduğu özellikler.
Amazon CEO’su Jeff Bezos, geçtiğimiz ay Wired Dergisi’inde yer alan söyleşisinde, hem bu yeni ürünü hem de şirketin kendini sürekli olarak yeniden yaratma gücünü ve teknoloji sektörünün geleceğini değerlendiriyor;
- The Fire, iPad’e rakip olmaktan daha ileri gidiyor gibi…
Evet. Biz tamamen entegre bir medya hizmeti yarattık. Bu kapsamda donanım da çok önemli, fakat sadece bu hizmetin bir parçası.
- Fiyat da bu hizmetin bir parçası. Yeni ürününüzün fiyatı 199 dolar.
Bunun piyasada benzersiz bir yaklaşım olduğunu düşünüyoruz. Özel ürünlere, ucuz fiyatlar. Düşük kar marjları ile çalışmaya alışık bir şirketiz. Biz bu şekilde büyüdük. Hiç bir zaman yüksek kar marjı lüksümüz olmadı.
- Amazon son 15 yıl boyunca sürekli olarak kendisini yeniden yaratmayı nasıl başardı?
Bir şirket olarak, en önemli kültürel gücümüz şu: Eğer yaratıcı değilseniz, yok olursunuz. Bazıları yeni yollarla ilgilenirken, diğerleri eski yöntemleri korumaya devam ediyor. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar, çok gürültü çıkarıyorlar ve çalışanlar kolaylıkla dikkat kaybı yaşayabiliyor. Bizim yaptığımız, başımızı kaldırmadan, işimizi yapmak.
- Eric Schmidt teknolojide dört öncü olduğunu söyledi: Google, Apple, Facebook ve Amazon. Amazon’u onların arasında görüyor musunuz?
Bu tür listeler güzel ve ilginçtir; fakat ben bir liste yapacak olsam, bu listeye Microsoft’u dahil etmemekte zorlanırdım. Microsoft son derece yenilikçi şeylere imza attı. Böyle bir liste gördüğünüzde kendinize sormanız gereken soru, aynı listede 10 sene önce kimlerin yer aldığı olmalı. Bu mütavazi olmanızı sağlar. 1980′e geri dönün. Kişisel bilgisayar çağının dört öncüsü kimdi sizce?
- IBM?
Doğru. Belki Intel. Aynı zamanda Commodore ya da Atari. Her zaman parlak birşeyler vardı. Bir şirket parlak olmaya da alışmamalı, çünkü parlaklık uzun sürmez. Daha derin bir şeye gerekir. Müşterilerinizin hizmetinize değer vermesini istersiniz. Bu arada zor zamanlar yaşamayan şirketler de var. Onlar gerçek anlamda testten geçmiş sayılmaz.
- Amazon bu zor zamanları yaşadı. Kar etmeye başlamanız yıllar sürdü. İlk teknoloji balonu yaşandığında hisse değerleriniz tepetaklak oldu. Bu zorlukları yaşadığınız için mi bugün daha akıllı davranıyorsunuz?
1999′a geri dönün. O tarihte teknoloji veya internetle hiç ilgisi olmayanlar, kendi kariyerlerinden vazgeçip internet madenine daldılar. Balon patladığında ise, çok sayıda insan sektörden ayrıldı. Bu işi yapmak istemediklerini anladılar. Bunlar mutsuz zamanlardı. Çok sevdiğimiz değerli insanlar sektörden ayrıldılar. Bunun sonucunda derimiz kalınlaştı. Sadece benim değil, kalmayı seçen tüm yöneticilerin.
- Amazon kendi kitaplarını yayımlamaya başladı. Bu alanda farklı olduğunuz konu nedir?
Herşeyden önce fiyatı. 9.99 dolar, tüketici tarafından ödenebilir olan en yüksek fiyattır.
- Bazı yayınevleri sizin gibi düşünmüyor.
Bir şirket olarak her zaman öncü olduk, hatta kendi işimizi bile bozmaya hazırız. Diğer şirketlerin kültürleri farklı ve bazen bu şekilde hareket etmekten hoşlanmıyorlar. Bizim amacımız sanayileri bir araya götürmek. Müzik sanayi önemli bir ders olmalı bu konuda: Aynı şeyin sizin de başınıza gelmesine izin vermeyin. Bunun önüne geçin. Biz, kitaplar sayesinde bunun ötesine geçtik.
Kobo CEO’su Michael Serbinis:
“Cihazlar gelip geçecek, ama içerik hep sizinle olacak”
Amazon’un Kindle ve B&N’nin Nook isimli elektronik kitap görüntüleyicileriyle rekabete girmesi beklenen Kobo, kullanıcılarına USB ya da kablosuz Bluetooth bağlantısıyla bir milyondan fazla elektronik kitaba erişim imkanı sunuyor. E-kitap okuyucusu, 100 klasik başlık önceden yüklenmiş şekilde satışa sunuluyor. Kobo’nun CEO’su Michael Serbinis, “Kobo e-okuyucu, her kesime hitap ediyor. Cihaz, kitap severler tarafından kitap severler için tasarlandı” yorumlarında bulunuyor.
Kobo’nun Japon Rakuten tarafından satın alınmasından sonra da, ana merkezi olan Toronto’dan hizmete devam edeceği ve ismini aynen koruyacağını kaydeden CEO Michael Serbinis, Engadged adlı internet sitesinde yer alan söyleşisinde Amazon rekabetini, kurumsal devler karşısında ayakta kalmanın yollarını, elektronik kitabın geleceğini anlatıyor:
- Kobo’nun Rakuten tarafından satın alınması, Kobo için ne tür fırsatlar yaratacak?
Milyarlara sahip olan devlerle rekabet etmeye çalışıyorduk. Şimdi bizim de arkamızda bir dev var. Rakuten’in dünya genelinde 50 milyon müşterisi var. Japonya pazarında bir numaralar. Dünya genelinde önemli satın almalar gerçekleştiriyorlar. Dolayısıyla tüm bunlar bize finansal bir güç sunacak. Uluslararası piyasalarda daha hızlı büyüyebiliriz.
- Amazon’un stratejisi mümkün olan en ucuz cihazı sunup, içerik satmak için bunu bir platform olarak kullanmak. Sizin stratejiniz de bu yönde mi olacak?
İlk günden bu yana bizim stratejimiz bu oldu. İlk e-reader’ı piyasaya sunduğumuzda, Kindle 300 dolardı. Biz 2010 yılının mayıs ayında Kobo e-reader’ı 149 dolara piyasaya sunduk. Herkesin sunduğu fiyatın tam yarısına. Bu sayede müşterilerimize ulaşmayı ve onların içerik tüketebilmesini sağladık. Bizim için işin temeli içerik. Cihaz ise, müşteri ile içeriği birbirine bağlamanın mükemmel bir yolu.
- Rakuten anlaşması, Kobo’nun konumunu değiştirecek mi?
Küresel kitap piyasasının üçte ikisi Kuzey Amerika’nın dışında. Bu üçte ikiden büyük bir pay almayı planlıyoruz. Bizi Rakuten’e bağlayan unsurlardan birisi şirket felsefesi oldu. Kobo Toronto’daki merkezinde bağımsız olarak hayatına devam edecek. Değişen tek şey, yeni hissedarlarımızın ve yeni bir yönetim kurulumuzun olması. Uluslararası rolümüzü oynamaya devam edeceğiz. Japonya tabii ki çok büyük bir pazar. E-ticarette gelişen Brezilya gibi yeni pazarlar da var. Şu anda Japonya pazarının bir numaralı oyuncu ile birlikte çalışıyoruz ve bu bir kazan-kazan ilişkisi.
- Elektronik okuyucu pazarında sert bir rekabet olduğunu söylüyorsunuz. Kuzey Amerika’da Amazon ve Barnes & Noble ile, Japonya’da Sony ile rekabet halindesiniz. Fakat öte yandan tablet sektöründeki rekabet daha da fazla gibi görünüyor. Herkes kendi tabletini piyasaya sunuyor. Siz masaya ne getiriyorsunuz?
2010 yılında Tüketici Teknolojisi Fuarı’na (CES) katıldım ve orada 200 e-okuyucu vardı. Dolayısıyla başarılı olmak için, yaratıcı olmak gerektiğini o gün anladık. Şimdi tablet alanına bakıyorum ve birçok markanın e-kitap ortağı olarak bizi seçtiğini görüyorum. Ortak piyasa kapitalizasyonu yüz milyarlarca dolara hatta trilyonlara yaklaşıyor. Bu noktada önemli olan her noktada başarı sağlayıp, müşteriye içerik ulaştırmak. Sonuçta, cihazlar gelip geçecek fakat kütüphaneniz ve içeriğiniz hep sizinle olacak. En başından bu yana stratejimizin temelini bu felsefe oluşturdu. Biz her zaman daha iyi ve güçlü olmaya devam ederken, Samsung ve RIM gibi isimler iPad karşısında tıkanıp kalmama mücadelesi veriyorlar.
- Fırsat gördüğünüz yeni alanlar var mı?
Tonlarca fırsat olduğunu düşünüyoruz. Gerçek anlamda dokunulmamış alanlar var. Çocuklar bunun en güzel örneği. Lise öğrencileri de önemli bir diğer fırsat alanı.
DÜNYA
İlgili Haberler:
-
Su değirmeni teknolojiye meydan okuyor
Karaman'ın Ermenek ilçesine bağlı Zeyve köyünde su ile çalışan değirmen teknolojiye meydan okuyor. Ermenek sınırlarından çıkan ve Göksu Nehri'ni oluşturan kolun üzerinde kurulan su değirmeni yöredeki...
-
FT’den bir İstanbul değerlendirmesi…
Financial Times gazetesi, henüz Küresel Finansal Merkezler Endeksi'ndeki ilk 50 kent arasında bulunmasa da Moskova, İstanbul ve Varşova'nın "meydan okuduğu"nu vurgularken, İstanbul'un "hızlı ilerlediği" yorumunu...
-
Doğtaş meydan okudu
Doğtaş Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, ''Kalitede dünyadan eksiğimiz yok, mecbur değilsek, yerli ürün kullanalım'' dedi.TOBB Mobilya Sektör Meclisi Başkanlığını da yürüten Doğan, yazılı...
-
Kapalıçarşı’da pişti, şimdi Avrupa’nın lider markalarına kafa tutuyor
Kapalıçarşı'da kuyumcu çırağı olarak başladığı tasarım konusunda Avrupalı markaları peşinden koşturacak başarılara imza atan mücevher ve saat tasarımcı Bedros Tanışman kendi markasını oluşturdu. Dünyaca ünlü...
-
Kül bulutuna ‘hızlı karayolu servisi’yle meydan okuyor
Uluslararası taşımacılık sektöründe hizmet veren UPS, İzlanda'da meydana gelen yanardağ patlamasının ardından gönderilerini adreslere ulaştırmak ve olası gecikmeleri en aza indirmek için Avrupa'nın hızlı karayolu...
-
Facebook’tan google’a mail bombası
Ünlü sosyal paylaşım sitesi Facebook ile Google arasındaki hakimiyet yarışı devam ediyor. Google'a sık sık meydan okuyan Facebook, dedikodulara göre şimdi de Gmail'e rakip bir...
-
Bakan’dan ”otopark” genelgesi
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, otopark alanı olarak belirlenen yerlerin doğrudan belediyeler veya yetki verilen gerçek ve tüzel kişiler tarafından işletilmesinin sağlanmasını istedi. Beşir Atalay, valiliklere gönderdiği...
-
72 yaşındaki kadın kamyon şoförlüğü yapıyor
Rize'nin Ardeşen ilçesinde 4 çocuk annesi 72 yaşındaki Hediye Yavrucu, 20 yıldır kamyon şoförlüğü yapıyor. Eşinin ölümünden sonra erkek mesleği olarak bilinen kamyon şoförlüğünü yıllardan bu...
-
Yatırım fonları krize meydan okudu
Küresel krizin piyasalarda etkisinin hissedildiği son 1 yılda Türkiye'deki yatırım fonları aktiflerini büyük ölçüde korurken, Avrupa'daki yatırım fonları yüzde 18 değer kaybetti. Avrupa Fon ve...
-
Adres teyidinde bankalara 2. kez ek süre
Bankalar, PTT, aracı kurumlar, sigorta şirketleri, noterler ve diğer yükümlülere, hesap sahiplerin adreslerinin güncelleştirilmesi işlemi için 3 ay daha ek süre veriliyor. Maliye Bakanlığı Mali Suçları...
-
Afrika’ya 100 milyon dolarla giriyor
Türk yatırımcıların son yıllardaki gözde kıtası Afrika'ya bir yatırım daha geldi. Lojistik, liman işletmeciliği, gıda, kimya ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösteren Latek Holding, Kenya'nın en büyük...


