<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi Haberleri &#187; SEKTÖREL</title>
	<atom:link href="http://www.istenhaber.com/sektorel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.istenhaber.com</link>
	<description>İş Dünyasından Haberiniz Olsun</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 14:06:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Sapphire’de hüsran</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/sapphire%e2%80%99de-husran/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=sapphire%25e2%2580%2599de-husran</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/sapphire%e2%80%99de-husran/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 14:06:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=67092</guid>
		<description><![CDATA[Kiler GYO’nun Levent’te başladığı, 261 metre anten yüksekliği ile Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek binası olan Sapphire’in yüzü bu yıl yenileniyor. 130 mağazalık çarşı bölümü Mart 2011’de açılan ancak mağaza cirolarının hedeflerin gerisinde seyrettiği belirtilen merkezde ‘sinema, spor, eğlence ve çocuk oyun alanları’ eksikliğini gidermeyi planladıklarını söyleyen Kiler Holding Başkanı Nahit Kiler, “Kiralarda da Haziran’a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-67093" src="http://www.istenhaber.com/media/sapphire.jpg" alt="sapphire  Sapphire’de hüsran" width="490" height="308" title=" Sapphire’de hüsran" /></p>
<p><strong>Kiler GYO’nun Levent’te başladığı, 261 metre anten yüksekliği ile Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek binası olan Sapphire’in yüzü bu yıl yenileniyor. 130 mağazalık çarşı bölümü Mart 2011’de açılan ancak mağaza cirolarının hedeflerin gerisinde seyrettiği belirtilen merkezde ‘sinema, spor, eğlence ve çocuk oyun alanları’ eksikliğini gidermeyi planladıklarını söyleyen Kiler Holding Başkanı Nahit Kiler, “Kiralarda da Haziran’a kadar yüzde 50 indirime gideceğiz” dedi.</strong></p>
<p>Kiler GYO’nun Levent’te başladığı, 261 metre anten yüksekliği ile Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek binası olan ve İstanbul’u 360 derece gören Seyir Terası’yla turizme hizmet veren Sapphire projesinin 130 mağazalık çarşı bölümü Mart ayında kapılarını açtı ancak dükkanlar ciroda beklentilerini yakalayamadı.</p>
<p>46 bin metrekare alana yayılan ve 30 bin kiralanabilir alana sahip Sapphire Çarşı’da 2011 yılının son iki ayı içerisinde T-Box ve Austeen Reed gibi bazı mağazalar ile Jador Pastanesi, yiyecek içecek katında manav ve Tantuni’nin aralarında olduğu bazı dükkanların yeterli ciroyu yakalamadığı için kapandığı gözlenirken, Mango, DNR, Batik ve aksesuar markası Tresera gibi mağazaların yetkilileri, hedefledikleri ciroların en az yüzde 30, en çok yüzde 50 gerisinde olduklarını kaydetmişti. Bunun nedenini alışveriş merkezinin henüz tüketiciler tarafından tam olarak tanınmaması ve AVM’de sinema başta olmak üzere eğlence, çocuk oyun ve spor alanlarının bulunmaması olduğunu vurgulayan kiracıların sesine Kiler Holding kulak verdi.</p>
<p>Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kiler, mağaza sahipleriyle Aralık ayında toplantı yaptıklarını, Saphhire’i yenileyecek birtakım çalışmalar içinde olduklarını açıkladı. Kiralama ve yönetim danışmanlığı için Jones Lang La Salle ile artık çalışmadıklarını, bunun için kendi bünyelerinde bir yönetim ekibi kurduklarını kaydeden Kiler, “Yeni dönemde tanıtıma ağırlık vereceğiz. Sinema, sosyal aktiviteler, çocuk oyun alanları gibi farklı faaliyetlerin de Saphhire’de olacağı özel bir sistem üzerinde çalışmaya başladık. Yeni kiracılarımız da olabilir. Çalışmalarımız 1 ay içinde netleşir” diye konuştu.</p>
<p>Günde 3 bin kişi terasta</p>
<p>Nahit Kiler, metrekare kiralarının ortalama 33 euro civarında seyrettiği merkezde Haziran ayına kadar kiralarda yüzde 50 indirim yapma kararı aldıklarını da açıkladı.</p>
<p>Günde 3 bin olmak üzere ayda 30 bin kişinin seyir terasına çıktığını kaydeden Kiler, bu rakamı artırmak için farklı tur operatörleriyle görüştüklerini kaydetti. Kiler, giriş ve çıkışları düzenleyerek seyir terasına çıkan yabancı müşterilerin alışveriş merkezinde daha çok vakit geçirmesine destek olabilecek fikirler üzerinde de çalışabileceklerini ifade etti.</p>
<p>3 projeye başlıyoruz</p>
<p>Beylikdüzü’nde 11 bin metrekarelik arazi üzerinde inşa edilen 216 konutluk Çınar Evleri projesine bu yıl başlayacaklarını söyleyen Nahit Kiler, aynı bölgede 1.500 konutluk ikinci bir projeleri daha olduğunu kaydetti. Bu yıl toplam 3 yeni projeyi gündemlerine alacaklarını ifade eden Kiler, şöyle devam etti: “Başakşehir’de de konut inşa edeceğiz. Halk GYO’nun Bakırköy Veliefendi’deki 13 dönümlük arsasında ise hasılat paylaşımı bir proje gerçekleştirmek için anlaştık. Burada da konut ve ticari alanlardan oluşan bir projeye başlayacağız.” Nihal Yuvacan/VAtan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/sapphire%e2%80%99de-husran/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avrupa&#8217;lı Türk tekstilini nihayet farketti</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/avrupali-turk-tekstilini-nihayet-farketti/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=avrupali-turk-tekstilini-nihayet-farketti</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/avrupali-turk-tekstilini-nihayet-farketti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 09:04:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet1]]></category>
		<category><![CDATA[TEKSTİL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=67071</guid>
		<description><![CDATA[Türk ihracatçısına bugüne kadar randevu bile vermeyen Avrupalı perakendeciler nihayet yeşil ışığı yaktı. El Corte Ingles, Blanco, Blancheporte gibi onlarca firmadan ilk siparişini alan birçok hazır giyimci var&#8230; HAZIR giyim siparişlerini Türkiye’ye kaydıran yabancı markaların sayısı giderek artıyor. H &#38; M, Zara, Marks &#38; Spencer, Adidas, Puma gibi markaların yıllardır Türkiye’de üretim yaptırdığını biliyoruz. Şimdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-67072" src="http://www.istenhaber.com/media/120105-111215-412795-CB1.jpg" alt="120105 111215 412795 CB1 Avrupalı Türk tekstilini nihayet farketti" width="520" height="267" title="Avrupalı Türk tekstilini nihayet farketti" /></p>
<p><strong>Türk ihracatçısına bugüne kadar randevu bile vermeyen Avrupalı perakendeciler nihayet yeşil ışığı yaktı. El Corte Ingles, Blanco, Blancheporte gibi onlarca firmadan ilk siparişini alan birçok hazır giyimci var&#8230;</strong></p>
<p>HAZIR giyim siparişlerini Türkiye’ye kaydıran yabancı markaların sayısı giderek artıyor. H &amp; M, Zara, Marks &amp; Spencer, Adidas, Puma gibi markaların yıllardır Türkiye’de üretim yaptırdığını biliyoruz. Şimdi ise daha önce Türk üreticilere randevu bile vermeyen markalar da Türkiye’ye tercih etmeye başladılar. Bunlar arasında İspanya’dan El Corte Ingles, Blanco, Neck &amp; Neck ve Grupocortefiel; Fransa’dan ise Tape a l’oeil ve Blancheporte gibi yüzlerce mağazası olan firmaları görmek mümkün&#8230;</p>
<p>Hazır giyim üreticilerini bugüne kadar peşlerinden koşturan bu firmaları ülkemize yönelten birçok faktör var. Bunlardan belki de en önemlisi Uzakdoğu’da, daha doğrusu Çin’de iç piyasanın büyümesi. Çinli üreticiler kendi piyasalarında artan talebi karşılamak için Avrupalı hazır giyimcilere daha az kapasite ayırmaya başladılar. Diğer taraftan, Çin’de maliyetlerin artması da Avrupalıları yeni arayışlara yöneltip siparişlerini Türkiye’ye kaydırmalarını sağladı.</p>
<p>Bir başka faktör de Türkiye’de euro kurunun artması. Euro’nun 2.30 TL’nin üzerinde seyretmesi, fiyat rekabeti açısından ihracatçıların elini güçlendirdi. Hazır giyim ihracatçıları bu sayede yıllardır yakındıkları “fiyat tutturamama” sorunundan bir miktar da olsa kurtuldular.</p>
<p><strong>İHKİB&#8217;in hedef pazar stratejisi</strong></p>
<p>Yabancıları Türkiye’ye çeken en önemli faktörlerden biri de hiç kuşkusuz İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) yurtdışında gerçekleştirdiği aktif pazarlama faaliyetleri. İhracatçıları 2010 yılından bu yana Danimarka, İspanya ve Fransa’da yüzlerce perakende grubunun üst düzey yöneticisiyle bir araya getiren İHKİB, böylece birçok firmanın ilk kez Türkiye’ye sipariş vermesini sağlamış oldu.</p>
<p>İHKİB Hedef Pazarlar ve Pazarlama Stratejileri Komitesi Başkanı Mustafa Gültepe, bu ziyaretlerde bugüne kadar Türk ihracatçılara bırakın sipariş vermeyi randevu taleplerine dahi olumlu yanıt vermeyen şirket yöneticileriyle görüşmeler yaptıklarının altını çiziyor.</p>
<p>Gültepe’nin verdiği bilgilere göre, İHKİB’in geçen eylül ayında İspanya’ya düzenlendiği geziye 20 hazır giyim ihracatçısı katılmış. Bu firmaların patronları 80’e yakın İspanyol şirketin yöneticileriyle bir araya gelmiş. Gültepe, bu firmaların çoğunun bugüne kadar Türkiye’de üretim yaptırmadığını ya da çok az miktarda alım yaptığını vurguluyor. Ardından da yurtdışına yönelik yeni pazar çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri veriyor:</p>
<p>“Önümüzdeki mart ayında 25 firmanın katılımıyla İtalya’ya gideceğiz. 70-80 firmayla görüşmeler yapılacak. Aralarında bugüne kadar Türkiye’de üretim yaptırmayanlar da var. Kurlar bu seviyelerde seyrederse 2012’nin ekim ayında ABD’ye de geniş katılımlı bir heyetle gitmeyi düşünüyoruz. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü olarak ABD pazarından bugüne kadar ciddi bir pay alamadık. Bunda kurların düşük olmasının da etkisi oldu. Şu anda Uzakdoğu ülkeleriyle fiyat rekabeti konusunda avantajlıyız. Bunu değerlendirmek istiyoruz.”</p>
<p><strong>EURO, rekabet avantajı sağladı</strong></p>
<p>Yüzünü Türkiye’ye çeviren firmalardan ilk siparişini almayı başaran ihracatçıların listesi hayli kalabalık. Bunlardan biri de Amir Tekstil. Örme kumaştan yılda 1 milyon 200 bin parça kadın, erkek ve çocuk dış giyimi üreten bu firmanın, aralarında Lotto, Evans, Tchibo, BHS gibi Türk hazır giyimcilerin yabancısı olmadığı 20’ye yakın müşterisi var. Bu firmalar arasına ilk kez Ordipol (Polonya), Manfred Hegler (Almanya), El Corte Ingles (İspanya), Roberto Verino (İspanya) ve Guide London (İngiltere) da katılmış.</p>
<p>Amir Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Ojalvo, yeni müşterilerin siparişlerinin adet bazında şimdilik küçük olduğunu, ancak bu firmaların Türkiye’ye yönelmesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor. Ojalvo’ya göre de bazı firmaların siparişlerini ilk kez Türkiye’ye yönlendirmesinde en önemli etkenlerden biri euro kurunun yükselmesi. Ojalvo, coğrafi olarak Avrupa’ya yakın olmanın getirdiği hızlı teslimat yapabilme avantajına sahip olan ihracatçıların kurlar sayesinde fiyat konusunda da rahatladığına işaret ediyor.<br />
BMR Tekstil ise çoğu İskandinav olmak üzere Avrupa’nın önde gelen firmalarına lisanslı üretim yapıyor. Yıllık ihracatı yaklaşık 9 milyon euro. Aralarında Replay, Bestseller, Chasin ve Paul &amp; Frank’ın da bulunduğu bu firmalara örme kumaştan tişört, svetşört, bermuda pantolon, pijama gibi dış giysi tedarik eden şirketin şu anda 15 müşterisi var. Bunların bir kısmı Türkiye’de ilk kez üretim yaptıran firmalar.</p>
<p><strong>Avrupa&#8217;daki durgunluğun etkisi</strong></p>
<p>BMR Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Buzacıoğlu, Avrupalı firmaların yıllık siparişleri içinde Türk hazır giyimcilerin payının giderek arttığını ifade ediyor. Buzacıoğlu, bunu daha çok Avrupa’daki durgunluğa bağlıyor:</p>
<p>“Avrupalı perakendeciler depolarında çok fazla mal bulundurmak istemiyor. Bu nedenle de siparişlerini azalttılar. Bize 2-3 hafta sonra teslim edilmek üzere sipariş geliyor. Eskiden 10 bin adet olan siparişler 3 bine indi. Hem adetler azaldı hem de sipariş verdikleri ürünlerin birim fiyatı düştü. Çünkü parayı pahalı ürünlere bağlamaktan kaçınıyorlar. Dolayısıyla müşteri sayımız artıyor ancak ciromuzda bir artış yok.”<br />
Yeni müşteri edinenler sadece dış giyim üreticileri değil elbette. Çorap üreticileri de bu gelişmeden paylarını almaya başlamış. Örneğin dünyaca ünlü Alman erkek giyim firması Hugo Boss, artık çoraplarını da Türkiye’de ürettirmeye başlamış. Akın çorap Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yarkın, Hugo Boss’la 6 ay önce çalışmaya başladıklarını belirtiyor.</p>
<p>Siparişlerini Akın Çorap’a firmaya kaydırmayı planlayan bir başka perakende grubu da El Corte Ingles. İspanya’da yüzlerce mağazası bulunan şirket, çorap siparişi vermek için bu sıralar Akın Çorap’la görüşmeler yapıyor.</p>
<p>2009 yılından bu yana başta İskandinav ülkeleri olmak üzere Avrupa’dan ciddi siparişlerin geldiğini söyleyen Fatih Yarkın, ABD pazarına da yeniden girmeye çalıştıklarını belirtiyor:<br />
“Üretimimizin yarısını 2003 yılına kadar ABD’ye ihraç ediyorduk. Amerika’da 10 civarında müşterimiz vardı. TL’nin aşırı değerlenmesi yüzünden bu pazarı kaybettik. Dolar kurunun şu anki seviyelere çıkması bu pazara girmemizi kolaylaştırıyor. ABD’ye yeniden ihracata başlayabiliriz.”</p>
<p><strong>Siparişlerini Türkiye&#8217;ye kaydıran firmalar</strong><br />
Cricket &amp; Co<br />
Suncity<br />
Tape a l’oeil<br />
Blancheporte<br />
El Corte Ingles<br />
Blanco<br />
Neck &amp; Neck<br />
Grupocortefiel<br />
Cortefiel<br />
P&amp;H<br />
Springfield<br />
Women’Secret<br />
Flamenco<br />
Trucco<br />
Tutto Piccolo<br />
Hoss Introqia<br />
Gant<br />
Ordipol<br />
Manfred Hegler<br />
Roberto Verino<br />
Guide London</p>
<p><strong>Yurtdışından sipariş alan bazı firmalar</strong></p>
<p>Aycem Tekstil<br />
Talu Tekstil<br />
Mithat Giyim<br />
Amir Tekstil<br />
Akın Çorap<br />
BMR Tekstil<br />
Vigos Tekstil<br />
Murat Çorap<br />
Mameks<br />
İnnoteks<br />
Casa Tekstil<br />
Akenna Tekstil<br />
Beyhan Tekstil<br />
Big Blue<br />
Hobi Çorap<br />
Hürteks<br />
Tekstüre Çorap<br />
Ultra Çorap<br />
Acar Tekstil<br />
Alkış Tekstil<br />
Apaçi Tekstil<br />
BCS Tekstil<br />
Berat Tekstil<br />
Bisa Giyim<br />
Setre Giyim<br />
Mantosan Giyim<br />
Benteks<br />
Paşahan Tekstil<br />
Platin Gömlek<br />
Sasafur Deri<br />
Garderobe Giyim<br />
Menteks</p>
<p><strong>Özbey Men/Para Dergisi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/avrupali-turk-tekstilini-nihayet-farketti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzmanlar en çok ceviz,armut,nektarin,kiraz&#8230;</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/uzmanlar-en-cok-cevizarmutnektarinkiraz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=uzmanlar-en-cok-cevizarmutnektarinkiraz</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/uzmanlar-en-cok-cevizarmutnektarinkiraz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 08:06:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet1]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=67068</guid>
		<description><![CDATA[Dikim ayı marta sayılı günler kaldı. Birçok meyve grubunda lider olan ya da liderliğe oynayan Türkiye, meyvecilik yatırımında cazip fırsatlar sunuyor. Uzmanlar en çok ceviz, armut, nektarin, kiraz, vişne, üzüm, narenciye, muz, elma, kivi, kayısı, zeytin, kamkat ve lime üretimini öneriyor&#8230; MEYVE üretiminde dünyanın en şanslı ülkelerinden biriyiz. Dört mevsimi de hakkıyla yaşıyor ve hemen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-67069" src="http://www.istenhaber.com/media/kamkat.gif" alt="kamkat Uzmanlar en çok ceviz,armut,nektarin,kiraz..." width="550" height="329" title="Uzmanlar en çok ceviz,armut,nektarin,kiraz..." /></p>
<p><strong>Dikim ayı marta sayılı günler kaldı. Birçok meyve grubunda lider olan ya da liderliğe oynayan Türkiye, meyvecilik yatırımında cazip fırsatlar sunuyor. Uzmanlar en çok ceviz, armut, nektarin, kiraz, vişne, üzüm, narenciye, muz, elma, kivi, kayısı, zeytin, kamkat ve lime üretimini öneriyor&#8230;</strong></p>
<p>MEYVE üretiminde dünyanın en şanslı ülkelerinden biriyiz. Dört mevsimi de hakkıyla yaşıyor ve hemen her bölgemizde her çeşit meyveyi üretebiliyoruz. Kayısı, kiraz ve vişnede dünya lideriyiz. Nar ve elmada üçüncü, şeftalide ise altıncı sıradayız.</p>
<p>Dünya çapında yenilebilir 150 meyve çeşidinin 90’ı Türkiye’de yetişiyor. Yıllık meyve üretimimiz 17 milyon tonu aşmış durumda. Dünya meyve üretiminin yüzde 3’ünü karşılıyoruz. Bunun ekonomik olarak karşılığı, Türkiye ekonomisinin aldığı paydan 3 kat fazla&#8230;</p>
<p>Ülkemizdeki meyvecilik yatırımları hızla artıyor. Her geçen gün yeni bahçeler kuruluyor. Sadece geleneksel çiftçiler değil Anadolu Grubu, Öztürk Şirketler Grubu (OPET), Ramsey, Naksan, Bifa gibi birçok sanayi grubu da meyvecilik yatırımları yapıyor. Dünya ölçeğinde önemli plantasyon bahçeler kuruluyor.</p>
<p>Malum meyve yılın iki döneminde araziye dikilir. İlk dikim ayı kasımdır, ancak Türkiye iklim şartları için ideal dikim dönemi mart ve nisan ayları. Bu yüzden birçok girişimci şu sıralar hangi meyve türüne yatırım yapacağına karar vermeye çalışıyor; araştırmalar yapıp yeni dikim dönemine hazırlık yapıyor. İşte biz de bu hafta Para dergisi olarak bu arayışlara katkı sağlamayı amaçladık. Cazibesi hiç tükenmeyen, hatta her geçen gün daha da artan meyvecilik konusunu detaylı bir şekilde masaya yatıralım, girişimcilere seçenekler sunalım istedik. Meyveciliğin hem üretim hem de satış tarafında yer alan uzmanlara hangi meyve türlerinin yatırıma uygun olduğunu sorduk. Yaptığımız araştırmada kiraz, vişne, nektarin, şeftali, elma, kayısı, üzüm, ceviz, badem, muz, zeytin, kivi, armut, deveci armudu, ayva, erik, siyah incir, Trabzon hurması gibi meyvelerin ticari şansı daha yüksek görünüyor&#8230;</p>
<p><strong>Dekar başına 50-300 TL destek</strong></p>
<p>Meyvecilik için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın önemli destekleri var. Meyve çeşidine göre dekar başına 50 ile 300 TL arasında karşılıksız hibe veriliyor. Bakanlık, Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilere, tam veya yarı bodur meyve fidanlarıyla en az 5; diğer meyve fidanlarıyla ise en az 10 dekar alanda, sertifikalı veya standart meyve fidanı kullanarak yeni tesis ettikleri bağ ve bahçeler için alan bazlı, hibe şeklinde destekleme ödemesi yapıyor.</p>
<p>Organik tarım, iyi tarım uygulamaları (İTU), mazot, gübre, toprak analizi, kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi (depolama, ürün işleme paketleme ve ambalajlama, makine-ekipman) programı çerçevesinde yüzde 50 hibe, düşük faizli kredi uygulamaları ile basınçlı sulama sistemlerine “0” faizli kredi, Ar-Ge, tarım sigortası ve tarım danışmanlığı destekleri veriyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker meyvecilikle ilgili desteklerin aralıksız devam edeceğini vurguluyor:</p>
<p>“Öncelikli olarak ihracat potansiyeli yüksek, kendi kendimize yeterliliği düşük, daha çok ithal ettiğimiz türler ile birçok endüstri koluna hammadde sağlayan meyveler üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Bu meyve türlerinin tespitiyle ilgili saha çalışmalarının yapıldığı araştırma enstitülerinden ilgili meyve uzmanları, üniversitelerden öğretim görevlileri ve sektör temsilcileriyle toplantılar devam ediyor. Meyvecilikte üretim ve kalite artışı sağlanması, maliyetlerin azaltılması ve ihracat oranının artırılması, modern meyveciliğin geliştirilmesi amacıyla havza çalışması başlattık. Bu çalışmayla, belli bölgelerde sıkışıp kalan yetiştiriciliğin, elverişli arazi ve uygun ekolojik koşullarla daha geniş bir yelpazede verimlilikle beraber kalitenin de esas alındığı, gerek üretim gerekse pazarlama açısından istenilen oranda başarının sağlanabildiği meyve yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılmasını hedefledik. Havza çalışmalarında arz ve talep dengelerini gözeterek, iç ve dış pazar ihtiyacını karşılayabilecek, ekonomik ve ekolojik olarak en uygun meyve yetiştiriciliğini yerleştirmeyi amaçlıyoruz. Böylece taze tüketimin yanı sıra sanayi ihtiyacını da karşılayabilecek, belli havzalarda belli sayıda meyvenin yetiştirileceği bir yapıya kavuşacağız.”</p>
<p><strong>Ceviz öne çıkıyor</strong></p>
<p>Meyvecilik yatırımlarında cevizin ağırlığı giderek artıyor. Halen Hakkari, Kastamonu, Çorum, Bursa, Denizli, Tokat, Kırşehir, Bingöl, Siirt, Sakarya, İzmit gibi illerde ciddi ceviz üretimi var ve sürekli yeni bahçeler kuruluyor. Gaziantepli Naksan, Ramsey, Ataman gibi şirketler plantasyon ceviz bahçeleri kuruyor. Ceviz üretimine sadece Tarım Bakanlığı değil, Çevre ve Orman Bakanlığı da destekler veriyor. Çevre ve Orman Bakanlığı, ağaçlandırma projeleri çerçevesinde 49 yıllığına ücretsiz alan tahsis ediyor. Tarım Bakanlığı ise fidanların yarı ücretini ödüyor.</p>
<p>Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Akça, ceviz aşığı bir bilim adamı. Zamanının önemli bir kısmını ceviz bahçelerinde geçiriyor. Büyük bahçelere danışmanlık yapıyor. Akça, son dönemlerde Türkiye’nin her yerinde ceviz bahçeleri kurulduğunu, büyük sermaye gruplarının bu alana yöneldiğini vurguluyor. Akça’nın bu işe girecek yatırımcılara önerileri ise şöyle:<br />
“Küçük çaplı ticari yatırımlara en az 50 dönümle girilmeli. Yoksa para kazanmak zor. Büyük ve daha profesyonel yatırımcılarsa önce 100 dönüm alanda antrenman yapmalı. Orta vadede 500 dönüm, uzun vadede 1.000 dönüme ulaşabilirler. Ancak entegre bir işletme haline gelip markalaşmaları şart. Ölçek ekonomisine göre hareket eden yatırımcı her zaman kazanır. Yatırım doğru yerde ve doğru cinsle yapılmalı. Sıcaklık 40 derecelere çıktığında cevizlerin içi kararabiliyor. Özellikle ilkbaharda geç don olaylarının görüldüğü yerler de uygun değil.”</p>
<p>Prof. Akça, cevizle iki bakanlığın ilgilenmesini hem şans hem de şansızlık olarak değerlendiriyor. Bu durumun bürokrasiyi artırdığını düşünen Akça, “İki bakanlık koordineli hareket etmeli. Hatta Kalkınma Bakanlığı da devreye girip koordinasyonu sağlamalı. Çeşitlere, hangi bölgelerin teşvik edileceğine, desteklere birlikte karar verilmeli. Türkiye’de halen yılda 80 bin ton ceviz üretiliyor. 60 bin ton da ithalat var. En az 25 bin ton da kaçak yollarla giriyor. Ceviz çok değerli bir meyve. Kullanım alanı yaygın. Geleceği parlak. Yatırım yapan kazanır” diyor.</p>
<p><strong>Narenciyenin modası geçmez</strong></p>
<p>Portakal, mandalina, limon ve greyfurttan oluşan narenciye pazarının yıllık hacmi 1.5 milyar doları buluyor. Yıllık ihracatı 750 milyon dolar civarında narenciye ürünlerine yatırım, kıyı şeridindeki girişimcilerin her zaman ilgi odağında.</p>
<p>Narenciye, Ege ve Akdeniz sahil şeridinde yoğun olarak üretiliyor. İklimin uygun olduğu bölgelerde narenciye bahçesi kurulması tavsiye ediliyor. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı ve Kavak Tarım Ürünleri’nin sahibi Ali Kavak, ihracat şansı olan narenciyenin üreticiye her zaman kazandırdığını vurguluyor.</p>
<p><strong>Kirazın yıldızı parladı</strong></p>
<p>Kirazda dünya lideri olduğumuzu başta belirtmiştik. Ülkemizde yılda 500 bin tona yakın kiraz üretiliyor. Yıllık ihracat gelirimiz 150 milyon doları aşmış durumda. Kocaeli, Sakarya, Bursa, Bilecik, Kütahya, Ankara, Amasya, Tokat, Manisa, İzmir, Uşak, Afyon, Denizli, Isparta, Konya, Antalya, Karaman, Niğde, Mersin, Adana, Malatya, Elazığ ve Kahramanmaraş’ta kiraz üretilebilir. İhracat şansı yüksek bir ürün.<br />
Türkiye’de kiraz deyince akla ilk gelenlerden biri kuşkusuz Alara Fidancılık ve Alanar Tarım’ın sahibi Yavuz Taner&#8230; Taner, Türkiye’deki büyük yatırımlarının yanı sıra Arjantin, Şili, Güney Afrika ve İngiltere’de bile kiraz bahçeleri kurmuş bir isim. Kiraz girişimcilerine yol gösteriyor, yatırımlara rehberlik ediyor&#8230;<br />
Yavuz Taner, iyi ürün yetiştiren yatırımcının hiç kaybetmediğini hatırlatıyor ve “Pazar isteklerine göre üretim yapanlar her zaman kazanır” diyor. Babasının izinden giden Kerim Taner’in yeni yatırımcılara önerileri ise şu şekilde:</p>
<p>“Her işte olduğu gibi yeni yatırımcılar başarı kriterlerini çok iyi analiz etmeli. Başlangıç ölçeğini çok iyi belirlemeli ve öğrene öğrene, tecrübe kazana kazana büyüme planları yapmalı. Ziraat için lokasyon da çok önemli. Tabiatın doğal olarak yatırımınızı destekleyici olması gerek. Seçtiğiniz arazi kaliteli olmalı; verimli ve sürdürülebilir üretimi desteklemeli. Seçtiğiniz çeşitler pazar taleplerini karşılayabilmeli. Büyük bütçeli yatırım modellerinde farklı bölgelere orta ölçek yatırımlar, tek yere tüm yatırımı kanalize etmekten daha doğru olabilir. İklim riskini bu şekilde dağıtabilirsiniz.”</p>
<p><strong>Elma suyu tetikledi</strong></p>
<p>Elma, sağlıklı beslenme uzmanları tarafından en çok tavsiye edilen meyvelerin başında geliyor. Meyve suyu üreticilerinin de bu trendi takip ederek elma suyunun payını artırması elma bahçeciliğine ilgiyi artırdı. Elma deyince akla hemen Amasya ve Isparta geliyor. Ancak üretim miktarlarına bakınca Karaman’ın bu illerin önüne geçtiğini görüyoruz.</p>
<p>Aslında Türkiye’nin hemen her bölgesi elma yetiştiriciliğine uygun. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) kayıtlarına göre 54 milyon 352 bin elma ağacımız var. Yılda 2.6 milyon ton elma üretimiyle dünya üçüncüsüyüz. Karaman, yıllık 500 bin ton üretimle toplam üretimin yüzde 20’sini karşılıyor. Karaman’daki 3 bin civarında üretici modern bahçelerde elma üretiyor.</p>
<p>Bu noktada, Karaman’daki bu atılıma Bifa Bisküvileri’nin sahibi Necati Babaoğlu’nun bin 500 dönümlük örnek bir bahçeyle öncülük ettiğini belirtelim&#8230; Babaoğlu, “Tamamen hobi amaçlı başladığımız elma bahçemiz, adı gibi örnek bir bahçe oldu. Karamanlı hemşerilerimiz bugün meyvecilikte iddialı hale geldiyse bu bahçenin katkısı büyüktür” diyor.</p>
<p>Karaman Ziraat Odası Başkanı Ercüment Yılmaz, ilde elma üretimi ve üretici sayısı hızlı artsa da bu üründe hala şans olduğunu düşünüyor. Buna gerekçe olarak elma tüketiminin her geçen gün artmasını gösteriyor.</p>
<p>Yine sanılanın aksine elma üretiminde ikinci sırada Denizli var. Bu ile bağlı Çivril ilçesinde yeni elma bahçeleri kuruluyor. Çivril Ziraat Odası Başkanı Mehmet Özkul, elma üretiminde önemli mesafe aldıklarını söylüyor. Çivril’de 60 bin tonluk soğuk hava deposu bulunduğunu hatırlatan Özkul, meyve bahçeleriyle birlikte işleme tesislerinin de hızla arttığını vurguluyor.</p>
<p><strong>Nar tanesi nur tanesi</strong></p>
<p>Nar, antioksidan özelliğiyle en çok tercih edilen meyvelerden biri. Yatırımcının de tüketicinin de ilgisinin yoğun olduğu bir meyve. Narda 100 bin tonu aşan yıllık üretimle dünya ikincisiyiz. Özellikle nar suyunun beğenilmesi ve meyve olarak da ciddi talep görmesiyle peş peşe nar bahçeleri kurulma başladı. Bu ilginin aynı hızla olmasa da halen devam ettiğini belirtelim. Ancak uzmanların nar konusunda önemli bir uyarısı var. Kolay tanelenebilen türlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyorlar. Aksi halde yaptığınız yatırım hüsran olabilir. Ayrıca sofraya mı meyve suyu şirketine mi üretim yapacaksınız ona göre fidan seçimi yapmalısınız. Geçmişte moda olan nara yatırım yapanların önemli bir kısmının bahçelerindeki ağaçları sökmek zorunda kaldığını belirtelim.</p>
<p>Türkiye’nin hemen her bölgesinde nar yetişebiliyor. Ancak her yerde aynı verim alınamıyor. Ticari üretim yapmak ve yüksek verim almak istiyorsanız incir ve zeytinin yetiştiği bölgelerde bu ürünü dikmelisiniz. Nar üreticisi Çukurova, Akdeniz, Ege ve Marmara’nın bir bölümünde daha verimli ürün alabilir.<br />
Bu arada, nar bolluğu meyve suyu üreticilerini de harekete geçirmiş durumda. Nar suyuna hem iç hem de dış piyasadan ciddi talep var. Nar suyu ve nar özü için ciddi yatırım yapan firmalardan biri de Aroma&#8230;<br />
Aroma Genel Müdürü Mahmut Duruk, nar suyunun dünya genelinde kabul gören bir ürün haline geldiğini hatırlatıyor ve “Sağlık açısından yararlı olduğuna dair bilgiler tüketimi körükledi. Avrupa ve Amerika pazarlarında ciddi fırsatlar var. Üreticilere ihracat şansı yüksek olan Hicaz ve Amerikan tipi nar dikmelerini öneriyorum” diyor.</p>
<p><strong>Kivi tüketimi artıyor</strong></p>
<p>C vitamini deposu kivi, tropikal bir meyve. Ancak Karadeniz ve Akdeniz’in nem açısından uygun bölgelerinde de üretilebiliyor. Nitekim özellikle Doğu Karadeniz’de çaya alternatif olarak oldukça yoğun ilgi gördü. Türkiye’nin yıllık kivi tüketimi henüz 50 bin ton civarında. Ülkemizdeki üretimse yaklaşık 15 bin ton. Kalan kısım ithalatla karşılanıyor.</p>
<p>Kivi bahçesi kuracaklar için de ciddi fırsatlar var. Rize’de başlayan üretim, zamanla bu ilin ilçelerine ve Karadeniz’in diğer bölgelerine de yayılmaya başladı. İç talebe bağlı olarak Ege ve Akdeniz kıyılarında da kivi bahçeleri giderek yaygınlaşıyor.</p>
<p>Önemli kivi tedarikçilerinden Kivita’nın sahibi Yılmaz Çoruh, bu ürünü Karadeniz’de çay ve fındığa önemli bir alternatif olarak görüyor. Kivi’nin Türkiye için yükselen bir değer olduğunu düşünen Çoruh, sözlerini şöyle sürdürüyor:</p>
<p>“Halen üretim, tüketimin dörtte birini karşılayabiliyor. Kivi üretimi giderek yaygınlaşıyor. Rize’nin ardından Trabzon, Ordu ve Giresun’da bahçeler kuruluyor. Ege ve Akdeniz’de de yeni bahçeler yapılıyor. 5 yıl sonra Türkiye ihracatçı konumuna bile gelebilir.”</p>
<p>Ancak Çoruh’un bu işe gireceklere bir de uyarısı var: “Geçmişte erken hasatlar yapıldı. Umduğu tadı bulamayan tüketici küstü. Erken toplanan meyve acımsı oluyor. İlk defa yiyen de bu meyveden soğuyor. Kendi bacağımıza kurşun sıkmayalım.”</p>
<p>Markalı meyveleriyle tanınan İdeal Tarım, Türkiye’nin ilk kivi markasını Verita ismiyle 1996 yılında piyasaya sunmuştu. İdeal Tarım Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Birincioğlu’nun bu meyveyle ilgili değerlendirmesi şöyle:</p>
<p>“Kivi, çay ve fındığın alternatifi olmaya başladı. Üretim sahaları sürekli genişliyor. Yakın zamanda kivide kendi kendimize yeten bir ülke olacağımızı düşünüyorum. Kivi fidanı 3 yılda meyve vermeye başlar. Fındığı kendin toplarsan kazanırsın. O da kendi çalıştığını yevmiyeye sayarsan. Kivi dönüm başına 4 bin 500 TL kazandırabilir. Fındıktan bu parayı kazanma şansınız yoktur. Ticari olarak satılabilen tek kivi türü hayward. Türkiye’de de bu tip üretiliyor. Kivi üretimine girip de pişman olan yok.”</p>
<p><strong>Yerli muz,ithal muza karşı</strong></p>
<p>Türkiye’de muzun ticari olarak üretimi cumhuriyetin ilk yıllarına dayanıyor. Tropikal bir meyve olan bu meyve de sınırlı bir bölgede yetişiyor. Türkiye’nin iklim koşulları, muzun sadece Mersin’e bağlı Anamur ve Bozyazı ile Antalya’ya bağlı Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde üretilmesine imkan tanıyor. Daha önce Antalya’nın Serik, Finike ve Kumluca ilçelerinde de deneme üretimleri yapılmış ama istenilen verim alınamamış.</p>
<p>Türkiye’nin yıllık muz üretimi 200 bin ton civarında. Toplam tüketimse yaklaşık 400 bin ton. Yani ihtiyacın yarısı ithalatla karşılanıyor. Türkiye muz pazarının hacmi 1.2 milyar TL olarak hesaplanıyor.<br />
Muzda ciddi bir ithalat olduğu için yerli üreticinin şansı yüksek. Ancak Anamur Muz Üreticileri Derneği Başkanı Niyazi Sinanoğlu, “Maliyeti yüksek olduğu için üretim artmıyor. Örtü altı dediğimiz sera yatırımları da yavaş gidiyor. Bu noktada kredi desteğine ve teşviklere ihtiyaç var” diyor.<br />
Alanya Muz Üreticileri Birliği Başkanı Hüseyin Güney ise üreticiyi bilinçlendirmek amacıyla eğitimler düzenlediklerini söylüyor: “Onları muz üreticisi ülkelere götürerek yerinde incelemeler yapıyoruz. Muz ülkemizde sınırlı bir bölgede yetişiyor. Bu yüzden metrekare başına üretimi artırmanın yollarına bakmalıyız. Yeni üreticilerin girmesini sağlamalıyız.”</p>
<p><strong>Deveci armudu</strong></p>
<p>“Armudun iyisini ayılar yer” demiş atalarımız. Bursa’nın Ağaköy’ü ise “Armudun iyisi zengin eder” deyişinin bir örneği olsa gerek&#8230; Aslında deveci armudu, Samsunlu girişimci Lütfi Deveci tarafından geliştirilmiş. Kış aylarında dayanıklı bir tür. Görüntüsü, iriliği ve lezzetiyle tüm diğer armut çeşitlerinden farklı. Tanesi 200-350 gram geliyor. En irisi 2 kilo 867 gram olarak literatüre girmiş.<br />
Uzmanlar, armut yatırımı yapacaklara önce Ağaköy’ü görmelerini tavsiye ediyor. Bir meyvenin bir köyü nasıl zenginleştirdiğini gördüğünüzde sanırız kafanızdaki soru işaretleri büyük ölçüde yok olacak. Yetişkin bir santa maria ağacı, yılda 200-300 kilo armut verirken, deveci armudunda bu miktar 350-400 kiloya kadar çıkabiliyor. Bir dönüm araziye 40 deveci armudu dikilebiliyor. Yetişkin bir bahçeden ağaç başına 150 kilodan 6 ton armut alınabiliyor.</p>
<p>Ancak deveci armudu her yerde yetişmiyor. Yetişse de belirgin özelliklerini ortaya çıkaramıyor. Bu meyvede en iyi sonuç Samsun ve Bursa ovalarında alınabiliyor. Ekim ayında hasat ediliyor ve 7 ay depolama ömrü olduğu için çok makbul sayılıyor.</p>
<p><strong>Kayısıda dünya lideriyiz</strong></p>
<p>Dünya kayısı üretiminde açık ara lider konumundayız. 2.5 milyon tonluk dünya üretiminin 580 bin tonunu Türkiye karşılıyor. Yaş kayısıda yüzde 20, kuru kayısıda ise yüzde 90 pazar payına sahibiz. Kurutmalık kayısıda Malatya dışında Elazığ, Niğde ve Nevşehir de söz sahibi. Sofralık kayısıda ise Mut, Iğdır ve Kars, Malatya’yla birlikte önemli üretim merkezleri olarak dikkat çekiyor.</p>
<p>Türkiye kayısı üretiminde söz sahibi herkesin bildiği gibi Malatya. Şehir halkı ‘mışmış’ ya da ‘mişmiş’ olarak adlandırdığı bu meyve seyesinde önemli bir ekonomik güce hükmediyor. Bu sözcük Arapçada kayısı anlamına geliyor. Kayısı pazarının yıllık büyüklüğü 350 milyon dolar olarak hesaplanıyor.<br />
Malatya’da 35 bin aile bu işten geçimini sağlıyor. İlde 7 milyona yakın kayısı ağacı var. Her yıl buna 100 bin ağaç ekleniyor.</p>
<p>Kayısı ağacı dikecekler için halen fırsat var. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Erkoç, kayısının bir ihracat ürünü olduğunu vurguluyor ve “Hem içeride hem de dış piyasada ilgi gören bir meyve. Üretimin yüzde 20’si iç piyasada tüketiliyor. 300 milyon dolarlık ihracat söz konusu. Yeni ağaçların gelmesi pazarı büyütür” diyor.</p>
<p><strong>Türkiye üzüm cenneti</strong></p>
<p>Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine hemen her ilimizde yetişen bir meyve üzüm. TÜİK verilerine göre, 2011 sezonunda 4 milyon 500 bin ton üzüm üretilmiş. Geçen sezon üretilen üzümlerin 2.3 milyon tonu sofralık, 1.5 milyon tonu kurutmalık, 700 bin tonu da şaraplık olarak değerlendirilmiş. Yaş üzümün yüzde 30’unun da pekmez üretiminde kullanıldığını belirtelim.</p>
<p>Türkiye üzüm piyasasının 3 milyar TL’yi bulduğu tahmin ediliyor. Türkiye bu rakamlarla dünya üzüm üretiminde beşinci sırada yer alıyor. Sofralarımızda artık sadece siyah ve yeşil üzüm görmüyoruz. Koyu mor, açık mor gibi rengarenk türler de sofralarımızı süslüyor. Ülkemizde özellikle sofralık ve kurutmalık türleri yaygın olsa da son dönemlerde kaliteli şarap bağları da hızla artıyor. Bu alanda doğru üzüm seçimi yapılırsa fırsatlar söz konusu. Diren Şarapçılık Yönetim Kurulu Üyesi Erol Diren, üreticiye şu tavsiyelerde bulunuyor:</p>
<p>“Anadolu’nun her yerinde farklı isimlerle çeşitli kalitelerde üzümler yetişebiliyor. Son dönemde kırmızı üzüm ve kırmızı şarap trendi var. Bazı kırmızı üzüm çeşitlerinin kıymetli şarap verdiğini ve sofralık olarak da değerli olduğunu biliyoruz. Üzüme, bağcılığa girmek isteyenler bunlara dikkat etmeli. Bağ kurmak isteyenler bölge şartlarını göz önünde bulundurup iklime, bölgeye uyumlu, kolay adapte olabilen üzüm çeşitlerini tercih etmeli. Üzüm her yerde olur ama tüm çeşitler her yerde yetişmez. Üzümün iklime ve toprağa bağımlılığı vardır. Nitekim özelliklerine göre bazı çeşitlerin iyi olmadığı yerde bazıları gayet güzel sonuçlar verebiliyor. Sanayiye yönelik çeşitlere gitmekte fayda var. Sadece sofralık çeşit üretenler satış ve pazarlamada güçlük çekebiliyor. Son dönemlerde sofralık üzüm fiyatları şaraplıklara göre düşük kaldı. Şaraplık üzümün arkasında bir sanayi var ve sanayici her halükarda o üzümü almak isteyecektir. Pazarlama sıkıntısı yaşamamak adına önce şaraplık kırmızı üzümün tercih edilmesi avantajlı olabilir.”</p>
<p><strong>Şeftali ve nektarin</strong></p>
<p>Yılda 550 bin ton şeftali ve nektarin üretimiyle dünya altıncısı konumundayız. Genelde diğer ülkelerde şeftali ve “tüysüz şeftali” olarak da bilinen nektarin yarı yarıya üretiliyor. Türkiye’de ise halen üretimin yüzde 95’i şeftali, yüzde 5’i jise nektarinden oluşuyor. Ancak son zamanlarda bizde de nektarin bahçelerinin alanı hızla artıyor. Bursa, Çanakkale, İzmir gibi illerde ciddi bahçeler kuruluyor. Bu konuda en ciddi hareketlilik Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde görülüyor. Elmasıyla da ünlü olan ilçe, son yıllarda nektarin üretimine ağırlık vermeye başlamış. Hatta Bayramiç Ziraat Odası bölgeye haz özel bir tadı olan nektarini “Bayramiç Beyazı” diye tescillemiş. Bayramiç Ziraat Odası Başkanı İsmail Pehlivan’ın bu meyveyle ilgili değerlendirmesi şu şekilde:</p>
<p>“İlçemizde ciddi bir elma üretimi var. Türkiye üretiminin yüzde 6’sını karşılıyoruz. Ancak son dönemlerde nektarine yoğunlaştık. Bayramiç Beyazı diye de ismini tescilledik. Diğer bölgelerde yetişenlerden farklı. 11 bin tonluk üretime ulaştık. Halen6 bin dekarda üretim yapıyoruz.</p>
<p>Nektarin karlı bir meyve. Ancak bu işe gireceklere en az 30 dekarla başlamalarını tavsiye ediyoruz. Ticari açıdan en az bu ölçekte dikim şart. Bir dekar bahçeye 50-65 fidan dikilebilir. Arsa hariç bir dekar bahçenin maliyeti 2 bin 500 TL’yi geçmez. 1 dekardan 3 ton ürün alınabilir. Kilosu 3-4 TL’den satılıyor.”</p>
<p><strong>Zeytinde doğru çeşit önemli</strong></p>
<p>Deyim yerindeyse Anadolu’nun dağı taşı zeytin ağacı oldu. Çok değil 10 yıl önce 90 milyon civarında olan zeytin ağacı sayısı 180 milyona yaklaştı. Özellikle Mut, Tarsus, Osmaniye, Kilis ve Şanlıurfa’da muazzam bir atak var. Bu bölgeler çok değil önümüzdeki birkaç yıl içinde çok önemli zeytin merkezleri haline gelecek. Söz konusu bölgelerdeki yeni üretim alanları asıl bu sezon devreye girecek. Bu yıldan itibaren hem yağlık hem de sofralık zeytinde bolluk yaşanabilir.</p>
<p>Peynirleriyle tanınan Kaan Gıda, aynı zamanda önemli bir zeytin üreticisi. Kaan Gıda’nın kurucularından Hasan Kaan, zeytin ağacı dikeceklere şu uyarıyı yapıyor: “Bu saatten sonra ancak sanayi tipi yeşil zeytin dikenler için fırsat olabilir. Trilye ve siyah zeytinde doyuma ulaşıldı.”</p>
<p><strong>Riski sevenlere kamkat ve lime</strong></p>
<p>Meyvecilik yatırımı yapacaklar için iki yeni alternatif var: Lime ve kamkat. “Misket limonu” olarak da bilinen lime, son dönemin trend meyvelerinden biri haline geldi. Kilosu sezonunda 5, sezon dışında ise 20 TL’ye kadar alıcı bulan lime, yeni bir fırsat kapısı olarak gösteriliyor. Üretimi çok zor ve sadece belli bir iklim kuşağında yetişiyor. Ancak pazarı hem yurtiçi hem de yurtdışında hazır. Kokteyllerin vazgeçilmezi. Dünya mutfaklarının birçoğunda yemekler ve tatlılarda kullanılıyor. Türkiye’de de kullanımı katlanarak artıyor. O kadar ki artık zincir marketlerin reyonlarında kendine özel bir yer bile bulmaya başladı.<br />
Limon, sıcak iklimi seven bir meyve. Bu yüzden de Mersin, Adana, Antalya ve İzmir’de yaygın olarak üretiliyor. Türkiye’nin önemli narenciye ihracatçılarından İzmir merkezli Kral Tarım’ın yetkililerinden Erdinç İnan Yılmaz da limenin sürümünün zayıf olduğunu, bu yüzden kayda değer cirolar oluşmadığını söylüyor.</p>
<p>“Minyatür portakal”, “süs portakalı”, “altın portakal” olarak da bilinen kamkat için deneme üretimleri başarılı sonuç verdi. Bu narenciye türü özellikle tropikal bölgelerde ticari olarak üretilip satılıyor. Avrupa’ya kilosu ortalama 2 euro’dan ihraç ediliyor. Narenciye ürünleri arasında en fazla C vitamini içerenin kamkat olduğu belirtiliyor. Ayrıca içinde protein bulunan tek meyve.<br />
İklim şartları açısından riskli olmasına rağmen küçük ölçeklerle deneme üretimi yapılabilir. Erdinç İnan Yılmaz, “Şu an çok küçük bahçeler var. Ancak yakında büyüklerinin de kurulacağını düşünüyorum. Biz de küçük bir bahçe kurduk. Şimdilik üretimimiz ticari boyutlarda değil. Ama ileride neden olmasın? İhracat potansiyeli olan bir meyve. Yurtdışında yaygın olarak tüketiliyor” diyor.</p>
<p><strong>Her mevsim çilek var</strong></p>
<p>Bitki türü meyveler arasında ise çilek ön plana çıkıyor. Ülkemizde kış başlarında bile artık çilek bulmak mümkün. Bahar ayında açık alanda yapılan çilek üretimi, kış aylarında seralara taşınıyor. Hem yurtiçi hem de yurtdışında çok talep gören bir meyve olduğu için yatırımcılara ciddi fırsatlar sunuyor. Pazar sıkıntısı yaşanmıyor.</p>
<p>Çilek üretiminde Silifke ve Anamur öne çıkıyor. Türkiye çilek üretiminin neredeyse yarısını bu ilçeler karşılıyor. Silifke Çilek Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Özmen, aynı zamanda büyük çilek üreticilerinden biri&#8230; Acem Tarım’ın ortaklarından olan bulunan Özmen, halen 2 bin dönüm arazide çilek yetiştiriyor. Ahmet Özmen, “Silifke’nin ova köylerinin yüzde 80’i bu işten geçimini sağlıyor. 2004 yılından itibaren üretim arttı ve bütün köyler bu alana yöneldi. Ürettiğimiz çileğin 25 bin tonu ihracata gidiyor. Çilek, üreticisinin yüzünü güldürüyor” diyor.</p>
<p><strong>Tarımın duayeninden 9 çeşit meyve önerisi</strong></p>
<p>Alara Tarım, Türk meyveciliği için önemli başarı öykülerinden biri. Bu şirketin kurucusu Yavuz Taner, 2007 yılında işleri oğlu Kerim Taner’e devretmişti. Kerim Taner de bir süre sonra şirketi yabancı yatırımcılara sattı&#8230;<br />
Yavuz Taner, şu sıralar Alara Fidancılık ve 2007 yılında kurduğu Alanar Tarım’la ilgileniyor. Alanar Tarım, ağırlıklı olarak kiraz, Bursa siyah inciri, kayısı, Japon eriği, nar, nektarin, renkli üzüm, elma ve Trabzon hurması üretiyor. Bu meyveleri hem bahçesini kuruyor hem de fidanlarını geliştiriyor. Manisa, Antalya, Afyon, Bursa, Adana, Çanakkale ve Mersin’de bahçeleri var.<br />
Taner, “Kiraz ve Bursa siyah inciri bizim ilk işimiz. Halen 9 çeşit meyveyle uğraşıyoruz. Taze paketlemeye uygun, raf ömrü uzun meyve çeşitleri geliştirdik. Japon eriği bahçeleri kuruyoruz. Aynı zamanda fidanlarını da satıyoruz. Bu meyvenin 60 gün depolama ömrü var. Dolayısıyla sezonu uzatıyoruz. Amerikalıların ‘wonderful’ dedikleri nar çeşidini getirdik. İhracat pazarlarında bu nar çok tuttu. Renkli çekirdeksiz üzüm çeşitlerini getirdik. Renkli üzümler antioksidan özelliği nedeniyle tercih ediliyor” diyor.<br />
Yakında yeniden ihracat atağına geçmeyi planlayan Yavuz Taner, meyvecilik yatırımı yapacaklara ise şu önerilerde bulunuyor: “Bu işe hobi gibi değil bir işletme mantığıyla yatırım yapılmalı. Pazar araştırmalarını iyi yapmalı, ölçek ekonomisiyle hareket etmeli, modern teknolojileri kullanabilecekleri fidanları tercih etmeliler. İşi kısmete bırakmamalı, özen göstermeliler. Bu işin uzmanlarından destek almalılar. Bu konuda bir örnek vereyim: Ülkemizde ağırlıklı olarak Hicaz narı yetişiyor. Ancak birçok üretici yetişme sırasında tam olarak ağaca bakmadı, doğru hasat yapmadı ve Hicaz narının yüzde 30’u çöpe gitti. Oysa fire oranı yüzde 5’i geçmemeli. Bu yüzden uzman yardımı şart.”</p>
<p><strong>Anadolu Etap ilk 5 e oynuyor</strong></p>
<p>Tuncay Özilhan’ın sahibi olduğu Anadolu Grubu ile Özgörkey ailesinin ortaklaşa kurduğu Anadolu Etap, meyvecilik yatırımlarını tüm hızıyla sürdürüyor. Başlangıçta sadece Coca-Cola’nın Capy markalı meyve suları için şeftali üretmeyi planlayan şirket, şimdi bu meyvenin yanına vişne, nektarin, elma ve narı da eklemiş. Sadece sanayi değil sofralık tüketim için üretim yapılmasına karar verilmiş, Anadolu Etap Genel Müdürü Demir Şarman, etap etap devam eden 500 milyon dolarlık meyvecilik yatırımıyla ilgili şu bilgileri veriyor:<br />
“Amacımız markalı meyveler üretmek. Şu anda 350 bin adet ağaca ulaştık. Bu yılın sonuna kadar 1 milyon, 2014’te ise 3 milyon ağaca ulaşacağız. 2020 hedefimizse 10 milyon ağaç. Bahçelerimizde şeftali, elma, nektarin, vişne ve nar ağaçları olacak. Şu ana kadar şeftali ve vişne diktik. Bu yıl elmaya ağırlık vereceğiz. Hem sofraya hem de sanayiye dönük üretim yapacağız. Bugüne kadar 90 milyon dolar yatırdık meyveciliğe. Bu yıl sonunda 220 milyon dolara ulaşacağız. Yatırımın toplamı 500 milyon doları bulacak.<br />
Bahçelerimiz ülkenin değişik bölgelerine dağılacak. Güney Marmara, Ege, Akdeniz, Kuzey Toroslar’da bahçe kuracağız. Şu ana kadar 9 bin dönüme ulaştık. Meyve ağaçlarımız 1.5 yaşında. Meyve almaya başladığımızda markalı olarak satacağız. Dünyanın her köşesine satmak gibi bir derdimiz yok. Hedefimiz Batı Avrupa ülkelerinin market zincirleri.”</p>
<p><strong>Mehmet YAYLA / Mango Gıda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı</strong></p>
<p><strong>Tek sorunumuz arazi ölçeklemesi</strong></p>
<p>İklim, güneşlenme, su ve toprak açısından dünyanın ender ülkelerinden biriyiz. Tek eksikliğimiz arazi ölçeklemesi. Araziler gerekli ölçeklere ulaştırılabilirse tarım açısından çok cazip bir ülke oluruz. Bilinçli meyvecilik her geçen gün gelişiyor. Konya, Isparta, Çanakkale, Kayseri, Malatya ve Denizli elma diyarı oldu. Ancak her üründe daha gidilecek çok yol var.<br />
Mango Gıda olarak Carrefour, Migros gibi büyük marketlere meyve sebze tedarik ediyoruz. Ciromuzun yüzde 40’ını meyve ticareti oluşturuyor. Kendi bahçemiz yok ama planlarımız içinde kurmak var.<br />
Girişimcilere zirai danışman almadan, pazar araştırması yapmadan bu işe girmemelerini öneriyoruz. Sabır ve emekle bu işte ciddi paralar kazanabilirler. Kolay pazarlama ve ekonomik açıdan değer bulabilmesi için mutlaka sertifikalı fidanları tercih etmeliler.</p>
<p><strong>İçi dolgun ve beyaz cevizi tercih ediyoruz</strong></p>
<p>Necat GÜLLÜ / Baklavacı Güllüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Kaliteli ceviz Türkiye’de Niksar ve Şebinkarahisar’da yetişiyor. Fakat üretim için gereken talebi karşılamıyor. O yüzden Türkiye’de ceviz talebinin yüzde 75’i ithal olarak karşılanıyor. İthal edilen ülkelerin başında Şili, Ukrayna, İran, Azerbaycan, Moldovya, Ukrayna, Romanya, Türkmenistan gibi ülkeler geliyor. En önemli ceviz üreticisi ülkelerden biri de Amerika Kalifinorya’dır. Baklavacı Güllüoğlu olarak, en önemli kriterimiz kaliteli hammadde kullanımıdır. Fıstık bizim için ne denli önemli ve özelse ceviz için de aynı hassasiyette davranıyoruz. Hem yerli üretimi desteklemek hem de kalitemizden ödün vermemek adına yerli ceviz olarak, Niksar ve Şebinkarahisar’da yetişen cevizleri kullanırken, yurtdışından aldığımız cevizi ise Kaliforniya’dan ithal ediyoruz. Baklavacı Güllüoğlu cevizli baklavalarının yanı sıra cevizli sucuk, cevizli lokum gibi ürünlerinde de ceviz içi kullanıyor. Tüm ürün gruplarımız için ortalama tüketimimiz yıllık 15-20 bin ton civarında. Ceviz seçiminde çok özenli ve titiz davranıyoruz. Cevizin içinin dolgun, beyaz ve taze kırılmış olması gerekiyor.</p>
<p><strong>Migros geçen yıl 100 bin ton meyve sattı</strong></p>
<p>Türkiye’nin en büyük marketler zinciri Migros, aynı zamanda “iyi tarım uygulamaları”na öncülük eden bir kurum. Manav reyonunda 120 çeşit meyve bulunduran Migros, geçen yıl 100 bin ton satış gerçekleştirdi.<br />
Migros yetkililerinin verdiği bilgiye göre, geçen yıl en çok talep gören meyveler karpuz, muz, elma, kivi, portakal, nar, erik ve üzüm oldu. Migros, meyveleri ağırlıklı olarak Ege, Akdeniz, Karadeniz, Marmara ve İç Anadolu; üzüm, karpuz ve narı ise Güneydoğu Anadolu’dan alıyor. Bölgelere has meyveleri ise yerinden temin ediyor. Doğu Anadolu’nun Iğdır kayısısı buna bir örnek&#8230;</p>
<p><strong>Sanayi tipi meyvecilikte de gelecek var</strong></p>
<p>Ülkemizde genelde sofralık veya ihracata dönük meyve üretiliyor. Oysa meyve suyu üretimi ve tüketimi de ciddi boyutlara ulaşmış durumda. 1 milyon tonun üzerinde meyve fabrikalarda işlenip şişeleniyor. Bu alana dönük de üretim yapmak cazip olabilir. MEYED (Meyve Suyu Endüstrisi Derneği) Başkanı Alaaddin Güç, sektörün meyve temininde güçlük çektiğini hatırlatıyor ve meyve bahçeciliğine yatırım yapanların uzun vadede kazançlı çıkacağını düşünüyor:</p>
<p>“Sanayici istikrarlı bir şekilde meyve tedariki sağlamak için çalışmalar yapıyor. Meyvesini kendi yetiştiren meyve suyu üreticileri var. İhtiyaçlarının küçük bir miktarını da olsa kendileri yetiştiriyor. İleride her meyve suyu markasının kendi bahçeleri olacaktır. Ancak tamamını kendilerinin yetiştirmesi mümkün değil. Sanayiciyle işbirliği içinde kontrata dayalı sözleşmeli üretimler yapılmalı. Sanayici, bahçe sahibini desteklemeli. Malını satma garantisi ve teknolojik destek vermeli. Şu anda bu söylediklerim kısmen yapılıyor. Ama daha fazla yaygınlaştırılmalı. Tarım Bakanlığı sanayi meyveciliğini teşvik etmeli. ”</p>
<p><strong>Meyve bahçesi kurmanın maliyeti</strong></p>
<p>Aslında meyve bahçesi kurmanın maliyeti oldukça makul seviyelerde. Son dönemlerde iki tip ağaç tavsiye ediliyor: Klasik anaç ya da bodur&#8230; 1 dönümlük bir araziye klasik anaç olarak, meyvenin türüne göre 20 fidan dikilebiliyor. Klasik anaç fidanlarının tanesi ortalama 5 TL. Bu durumda dönüm başına fidan maliyeti 100 TL oluyor.<br />
Bodur ağaçlarda ise durum biraz daha farklı. Bir dönüm araziye 60 ağaç dikebiliyorsunuz. Bodur fidan fiyatı ise 15 TL. Yani yaklaşık 900 TL fidan maliyeti karşımıza çıkıyor. Bu maliyetlerin üzerine tarla, sulama, budama ve en az 4 yıllık ürün yetişme sürecini de eklemek gerekiyor.<br />
Uzmanlar, daha çabuk büyüyen ve çok meyve veren bodur ağaçları tavsiye ediyor. Görünüşte pahalı olsa da bodur ağaçların daha verimli olduğu vurgulanıyor. Fidanlar, genelde sonbaharda yaprak dökümü ile ilkbaharda ağaçlara su yürümesine kadar geçen devrede dikiliyor. Kısacası, 1 dönümlük arazi için fidan, sulama, bakım ve ilaçlama dahil arsa maliyeti hariç 2 bin 500 TL’lik maliyet söz konusu.<br />
Tabii bu işin ekonomik ölçeklerde olabilmesi için uzmanlar en az 50 dönüm arazi tavsiye ediyor. Aksi halde para kazanmanın zor olduğu belirtiliyor. Sanayicilerse 1.000 dönüm ve üzeri ölçeklerde üretim yapılmasını arzu ediyor.</p>
<p><strong>Tarım Bakanlığının meyvecilik destekleri</strong></p>
<p>* Sertifikalı fidan desteği: AB içindeki rekabet gücünü artırmak ve modern bahçeler tesis etmek amacıyla, yurtiçinde üretilip sertifikalandırılan fidanlarla bahçe tesis eden üreticilere dekar başına olmak üzere uygulanan destekleme çalışmalarına ilk defa 2005 yılında başlandı. Halen dekar başına 50-300 TL arasında destek veriliyor.<br />
* Mazot desteği: 2003 yılından itibaren üreticilere dekar başına mazot desteği yapılıyor. 2009’da ÇKS’ye (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlı üreticilere 2.93, geçen yıl ise 3.25 TL/dekar mazot destekleme ödemesi yapıldı. Bu yılki destekler henüz açıklanmadı.<br />
* Gübre desteği: Çiftçilere kimyevi gübre desteklemesi, ürün grupları üzerinden yapılıyor. 2009’da ÇKS’ye kayıtlı üreticilere 3.83, geçen yıl ise 4.25 TL/dekar kimyevi gübre destekleme ödemesi yapıldı. Bu yılki destekler henüz açıklanmadı,<br />
* Organik tarım ve iyi tarım uygulamaları desteklemeleri: 2005’te doğrudan gelir desteğine (DGD) ek olarak, organik tarım üreticilerine dekar başına 3 TL ek destek verildi. Geçen yıl da organik tarım uygulamaları yapan çiftçilere 20, iyi tarım uygulamaları yapanlar ise 15 TL/dekar ödemesi yapıldı. Bu yılki destekler henüz açıklanmadı.<br />
* İndirimli faizli kredi destekleri (yüzde 25-100 faiz indirimi): Kırsal kalkınma yatırım destekleri yüzde 50 hibe olarak veriliyor. İşleme, paketleme, ambalajlama, soğuk hava depoları, soğuk taşımacılık gibi yatırımlarda kullanılabiliyor.<br />
* Sigorta desteği: Tarım üreticilerinin poliçe bedelinin yüzde 50’si bakanlık tarafından karşılanıyor.</p>
<p><strong>Fidan destekleri 300 TL yi buluyor</strong></p>
<p>Standart (TL/Dekar) Sertifikalı (TL/Dekar)<br />
Bodur ve yarı bodur meyve türleriyle bahçe tesisi 150 300<br />
Narenciye bahçelerinde aşılamayla çeşit değiştirme 0 250<br />
Bağ ve diğer meyve türleriyle bahçe tesisi 100 200<br />
Zeytinde (Gemlik hariç) çeşidiyle bahçe tesisi 50 100<br />
Zeytinde Gemlik çeşidiyle bahçe tesisi 25 50<br />
Sertifikalı antepfıstığı anacıyla bahçe tesisi 0 50<br />
Virüsten ari fidanlara ilave olarak 50 100</p>
<p><strong>İdriz Çokal/Para Dergisi</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/uzmanlar-en-cok-cevizarmutnektarinkiraz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Turkcell&#8217;in al&#8217;ama&#8217;dığı ihale</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/turkcellin-alamadigi-ihale/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=turkcellin-alamadigi-ihale</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/turkcellin-alamadigi-ihale/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 15:04:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TELEKOMÜNİKASYON]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=67051</guid>
		<description><![CDATA[Turkcell, Güney Afrikalı MTN ile İran GSM ihalesine ilişkin yasal girişim konusunda görüşmelerin sürdüğünü belirtti. Turkcell, İran&#8217;da düzenlenen 2004 tarihli ikinci GSM lisansı ihalesini kazanmış olmasına rağmen, lisans anlaşmasının ihaleyi kazanamayan MTN Group (MTN) ile imzalanması nedeniyle Turkcell tarafından ilgili tarafa açılan tazminat davalarının, uluslararası tahkim mahkemeleri önünde halen devam ettiğini açıkladı. Güney Afrika merkezli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-67060" src="http://www.istenhaber.com/media/3641.jpg" alt="3641 Turkcellin alamadığı ihale" width="468" height="300" title="Turkcellin alamadığı ihale" /></p>
<p><strong>Turkcell, Güney Afrikalı MTN ile İran GSM ihalesine ilişkin yasal girişim konusunda görüşmelerin sürdüğünü belirtti.</strong></p>
<p>Turkcell, İran&#8217;da düzenlenen 2004 tarihli ikinci GSM lisansı ihalesini kazanmış olmasına rağmen, lisans anlaşmasının ihaleyi kazanamayan MTN Group (MTN) ile imzalanması nedeniyle Turkcell tarafından ilgili tarafa açılan tazminat davalarının, uluslararası tahkim mahkemeleri önünde halen devam ettiğini açıkladı.</p>
<p>Güney Afrika merkezli telekom operatörü MTN Group, dün yaptığı açıklamada İran&#8217;daki GSM ihalesi nedeniyle Turkcell&#8217;in kendisine karşı yasal girişimde bulunduğunu açıklamıştı. Güney Afrikalı şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, Turkcell, MTN&#8217;nin İranlı ve Güney Afrikalı hükümet yetkililerine yasal olmayan ödemeler yaptığını iddia etti.</p>
<p>Turkcell&#8217;den yapılan açıklamada, &#8220;MTN tarafından 2 Şubat 2012 tarihinde yapılan basın açıklamalarına konu edilen hususlarda, şirketimiz ile MTN arasında bir süredir görüşmeler yürütülmekte olup, bu görüşmeler halen devam etmektedir.</p>
<p>Şirketimiz iyi niyetinin ve bu görüşmelerin devam etmesi arzusunun bir göstergesi olarak, anılan görüşmeler sonuçlanıncaya kadar konu ile ilgili bir açıklama yapmayacaktır&#8221; denildi.</p>
<p>Turkcell, İran&#8217;daki GSM operatörü ihalesi için İran ile sözleşme imzalamış ancak daha sonra ülkede çıkartılan bir yasaya dayanarak, lisans Güney Afrikalı MTN&#8217;ye verilmişti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/turkcellin-alamadigi-ihale/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tekstil ve Konfeksiyon Ar-Ge  de 235 yeni proje&#8230;</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/tekstil-ve-konfeksiyon-ar-ge-de-235-yeni-proje/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=tekstil-ve-konfeksiyon-ar-ge-de-235-yeni-proje</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/tekstil-ve-konfeksiyon-ar-ge-de-235-yeni-proje/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 11:33:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[TEKSTİL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=67030</guid>
		<description><![CDATA[Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliğinin (UTİB) düzenlediği 4 üncü Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon Ar-Ge Proje Pazarında yerli ve yabancı araştırmacıların 235 projesi açıklandı. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “Teknik tekstil ihracatı 1.3 milyar dolar. Türkiye’ye bu yetmez” dedi.ULUDAĞ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) stratejik ortaklığıyla düzenlenen 4’üncü Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-67031" src="http://www.istenhaber.com/media/tekstil_ve_konfeksiyon_ar_ge_proje_pazarinda_235_proje_begeniye_sunuluyor_h14766.jpg" alt="tekstil ve konfeksiyon ar ge proje pazarinda 235 proje begeniye sunuluyor h14766  Tekstil ve Konfeksiyon Ar Ge  de 235 yeni proje..." width="555" height="288" title=" Tekstil ve Konfeksiyon Ar Ge  de 235 yeni proje..." /></p>
<p><strong>Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliğinin (UTİB) düzenlediği 4 üncü Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon Ar-Ge Proje Pazarında yerli ve yabancı araştırmacıların 235 projesi açıklandı.</strong></p>
<p>Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “Teknik tekstil ihracatı 1.3 milyar dolar. Türkiye’ye bu yetmez” dedi.ULUDAĞ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) stratejik ortaklığıyla düzenlenen 4’üncü Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon Ar-Ge Proje Pazarı’nda yerli ve yabancı araştırmacıların 235 projesi vitrine çıktı.</p>
<p>UTİB Başkanı İbrahim Burkay, “Dünyanın her yerinden yaklaşık 3 bin sanayici, akademisyen, araştırmacı ve öğrenciyi buluşturduk. Konvansiyonel tekstillerden, katma değeri yüksek teknik tekstillere geçiş için bu etkinlik çok önemli” diye konuştu. Türkiye’nin teknik tekstil ihracatının 1.3 milyar dolar olduğunu belirten Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, “Yüksek katma değere sahip ürünlerin yanı sıra teknik tekstile de büyük önem veriyoruz” dedi.</p>
<p>Yüksek katma değere sahip ürünlerin yanı sıra teknik tekstile de büyük önem verdiklerini belirten Çağlayan, şöyle konuştu:</p>
<p><strong>Pazar 100 milyar dolar</strong></p>
<p>“Teknik tekstili de Türkiye’nin olmazsa olmazı haline getireceğiz. Bugün teknik tekstil ülkemizde 1.3 milyar dolarlık bir ihracat rakamına gelmiştir. Oysa tüm dünyanın pazarı teknik tekstilde 100 milyar dolardır. Mutlaka bu payı artırmak mecburiyetindeyiz. Teknik tekstilin kullanım alanları, havacılıktan her türlü sektöre, otomotiv sektörüne varıncaya kadar çok önemli alanlarda kullanılıyor. Teknik tekstili biz diğer ülkelerden daha az kullanıyoruz. Otomotiv sektörü ve tekstilin kardeşçe birlikte olduğu ve Türkiye’nin öncüsü olduğu bu şehirde bir araçta 50 ile 75 kilogram arasında tekstil ürünü kullanılırken ve Türkiye’de 1.2 milyon adet otomobil üretilmişken, teknik tekstil kullanımı bizde oldukça azdır.”</p>
<p>UTİB Başkanı İbrahim Burkay ise teknoloji üretiminin önemine dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Dünyada katma değeri yüksek tekstil üretimi ve ihracatında konvansiyonel tekstillerden teknik ve fonksiyonel tekstillere geçiş hızla sürüyor. Konvansiyonel tekstillerden, katma değeri yüksek teknik tekstillere geçiş için bu etkinlik çok önemli. Dünya Ar-Ge harcamaları sıralamasında 22’nci sırada olan Türkiye ilk 10 ülke arasına girmesi gerek. Ar-Ge merkezi kurma ve çalıştırma şartları kolaylaştırılmalı.”</p>
<p>Ar-Ge ve inovasyonun Türkiye’nin geleceğinde önemli belirleyiciler olduğunu söyleyen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Bu etkinlik bizim için yol gösterici oldu” dedi.</p>
<p><strong>Çiftçiyi böcek ısırmasından koruyan kumaş geliştirdiler</strong></p>
<p>Ar-Ge Proje Pazarı’na bu yıl 80’i yurtdışından olmak üzere 235 proje katıldı. Sektöre sunulan bazı ilginç projeler şöyle sıralandı:</p>
<p>Kir, leke tutmayan hac kıyafetleri üretimi.<br />
Ses geçirmeyen perdeler.<br />
Taze balığın saklama süresini uzatan tekstil malzemesi.<br />
Arı sokmasını engelleyen tekstiller.<br />
Yanmaz tekstil malzemelerinin otomotiv sektöründe kullanımı.<br />
Ürünlerin raf ömrünü uzatan gıda pedi.<br />
Bakteri ve mantar üremesini önleyen tıbbi tekstil malzemesi.<br />
Tekstil malzemeleriyle bina yalıtımı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/tekstil-ve-konfeksiyon-ar-ge-de-235-yeni-proje/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lara Solar, Çin&#8217;den Sonra İhracat Rotasını genişletti</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/lara-solar-cinden-sonra-ihracat-rotasini-genisletti/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=lara-solar-cinden-sonra-ihracat-rotasini-genisletti</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/lara-solar-cinden-sonra-ihracat-rotasini-genisletti/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 11:02:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=67025</guid>
		<description><![CDATA[ Adana&#8217;da daha önce Çin&#8217;den güneş enerjisi sistemleri ithalatı yapan Ortadoğu Alüminyum, artık aynı ürünü Çin&#8217;e satmanın yanı sıra başta Ortadoğu olmak üzere birçok ülkeye de ihracat yapıyor. Adana&#8217;da daha önce Çin&#8217;den güneş enerjisi sistemleri ithalatı yapan Ortadoğu Alüminyum, artık aynı ürünü Çin&#8217;e satmanın yanı sıra başta Ortadoğu olmak üzere birçok ülkeye de ihracat yapıyor. Ortadoğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-67026" src="http://www.istenhaber.com/media/20100813solarthermal400.jpg" alt="20100813solarthermal400 Lara Solar, Çinden Sonra İhracat Rotasını genişletti" width="550" height="400" title="Lara Solar, Çinden Sonra İhracat Rotasını genişletti" /></strong><strong> Adana&#8217;da daha önce Çin&#8217;den güneş enerjisi sistemleri ithalatı yapan Ortadoğu Alüminyum, artık aynı ürünü Çin&#8217;e satmanın yanı sıra başta Ortadoğu olmak üzere birçok ülkeye de ihracat yapıyor.</strong></p>
<p>Adana&#8217;da daha önce Çin&#8217;den güneş enerjisi sistemleri ithalatı yapan Ortadoğu Alüminyum, artık aynı ürünü Çin&#8217;e satmanın yanı sıra başta Ortadoğu olmak üzere birçok ülkeye de ihracat yapıyor.</p>
<p>Ortadoğu Alüminyum Genel Müdürü Nurullah Aslan, yaklaşık 30 yıldır alüminyum profil, PVC profil ve güneş enerjisi sisteminde uzmanlaştıklarını, günün en yeni teknolojilerini takip ettiklerini söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin daha önce Çin&#8217;den yıllık ortalama 20 milyon dolarlık cam borudan vakum tüplü güneş kolektörü ithal ettiğini hatırlatan Aslan, bu ürünler üretilmediğinden ithalatla geldiğini vurguladı. Çin&#8217; den gelen kalitesiz ve standart dışı vakumlu güneş enerji sistemlerindeki sıkıntıları dikkate alarak bu alanda üretime başladıklarını ifade eden Aslan, 2010&#8242;da Lara solar vakumlu cam boru tesisini devreye aldıklarını kaydetti.</p>
<p>Ürettikleri vakumlu cam boruların verimliliğinin çok iyi olduğunu belirten Aslan, Türkiye de yüksek talep gören ürünün Çin firmalarının da ilgisini çektiğini dile getirdi. Çin&#8217;li girişimcilerle anlaşarak ilk ihracatlarını yaptıklarını anlatan Nurullah Aslan, &#8220;Kötü komşu insanı mal sahibi yapar&#8221; sözünde olduğu gibi Çin&#8217;in kalitesiz mallarının kendilerini bu ürünlerin üreticisi yaptığını bildirdi.</p>
<p>Bu faaliyetle ülkeyi döviz kaybından kurtardıkları gibi yerli üreticilere kaliteli ürün kullanma imkanı sunduklarını açıklayan Aslan, &#8220;Yoğun talep üzerine 2011 yılında ek makine parkurlarını ilave ederek üretimimizi 2 katına çıkarttık. Böylece ülke ihtiyacının 2,5 katını üretmeye başladık. Üretim fazlasını ihraç ederek ülke ekonomisine katkıda bulunduk. Şimdi ise Çin&#8217;in yanı sıra rotamızı, Afrika ülkelerine ve Türki cumhuriyetlerine yönelttik.&#8221; dedi.</p>
<p>Macaristan, İtalya, Azerbaycan, Tacikistan, Kırgızistan, Türkmenistan, İran, Irak, Suriye, Libya, Lübnan, Kıbrıs, Kenya, Fas, Senegal, Kongo ve Kazakistan&#8217;a da ihracat yaptıklarını aktaran Aslan, yılda ürettikleri 5 milyon adet tüp üretimin yüzde 50&#8242;sini ihraç ettiklerini aktardı.</p>
<p>Sistemin özellikleri konusunda da bilgi veren Aslan, şunları söyledi: &#8220;Kolektörler vakum özelliği ve silindirik yapıda olması nedeniyle güneş ışınlarını gün boyunca dik açı ile alıp suyu daha çabuk ısıtıyor. Sıcak su depoları, yüksek izolasyon özelliğine sahip poliüretan köpük ile izole edildiğinden güneş olmasa da uzun süre suyu sıcak olarak saklıyor. Ayrıca, estetik görüntüsü nedeniyle damlardaki görüntü kirliliğine son veriyor. Kurulum ve montajı kolay olduğundan montaj ekibine de kolaylık sağlıyor.&#8221;</p>
<p>Daha önce Türkiye&#8217;de vakum tüplü güneş kolektörleri üretimi yapılmadığından ürünle ilgili TSE belgesinin de bulunmadığına işaret eden Aslan, belirlenen standartlara göre yapılanarak TSE belgesi de almaya hak kazandıklarını söyledi. Türkiye&#8217;de vakumlu güneş enerjisi üzerine TSEK belgesine sahip ilk firma olduklarını hatırlatan Aslan, tüm kurum ve kuruluşların ürünlerini sorunsuz bir şekilde uygulayabildiğini söyledi.</p>
<p>Çin&#8217;e ihracat yapan Ortadoğu Alüminyum Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Aslan, MÜSİAD tarafından ödüllendirilmişti. Aslan, takdir plaketini Adana Valisi Hüseyin Avni Coş&#8217;un elinden almıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/lara-solar-cinden-sonra-ihracat-rotasini-genisletti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Malev resmen iflasını açıkladı</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/malev-iflasini-resmen-acikladi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=malev-iflasini-resmen-acikladi</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/malev-iflasini-resmen-acikladi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 10:08:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ULAŞTIRMA/LOJİSTİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=67018</guid>
		<description><![CDATA[Malev Yönetim Kurulu Başkanı Janos Berenyi, Macar hükümetinin Malev&#8217;in iflas etmemesi için elinden geleni yaptığını, krizin atlatılması için çalıştıklarını, ancak tüm çabalarına rağmen gerekli maddi desteği bulamadıklarını belirterek, artık yapacakları bir şey olmadığını, iflaslarını verdiklerini söyledi. Geçtiğimiz yıl sonu itibariyle biriken borçları nedeniyle ödeme zorluğu çekmeye başlayan Malev&#8217;in bu hafta başı itibarıyla her an iflas [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-67019" src="http://www.istenhaber.com/media/aaa3.jpg" alt="aaa3 Malev resmen iflasını açıkladı" width="555" height="305" title="Malev resmen iflasını açıkladı" /></p>
<p><strong>Malev Yönetim Kurulu Başkanı Janos Berenyi, Macar hükümetinin Malev&#8217;in iflas etmemesi için elinden geleni yaptığını, krizin atlatılması için çalıştıklarını, ancak tüm çabalarına rağmen gerekli maddi desteği bulamadıklarını belirterek, artık yapacakları bir şey olmadığını, iflaslarını verdiklerini söyledi.</strong></p>
<p>Geçtiğimiz yıl sonu itibariyle biriken borçları nedeniyle ödeme zorluğu çekmeye başlayan Malev&#8217;in bu hafta başı itibarıyla her an iflas edebileceği konuşuluyordu.</p>
<p>Malev Yönetim Kurulu Başkanı Berenyi, 3 gün önce yaptığı basın toplantısında, &#8221;Panik yapmayın, şimdilik tüm seferlerimizi aksaklık olmadan gerçekleştiriyoruz&#8221; açıklamasında bulunmuştu.</p>
<p>Malev&#8217;in borcunun 60 milyar forint (200 milyon avro) olduğu, Avrupa Birliği&#8217;nin kabul etmemesi üzerine Macar hükümetinin Malev&#8217;e maddi katkıda bulunamadığı için iflasın kaçınılmaz olduğu belirtildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/malev-iflasini-resmen-acikladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çelik sektöründe önemli bir anlaşma</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/celik-sektorunde-onemli-bir-anlasma/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=celik-sektorunde-onemli-bir-anlasma</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/celik-sektorunde-onemli-bir-anlasma/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 07:42:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[SANAYİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=66987</guid>
		<description><![CDATA[Hataylı işadamı Fuat Tosyalı, Japon Toyo Kohan şirketi ile Çelik sektöründe önemli bir anlaşmaya imza attı. Türk özel sektörünün lider yassı Çelik ve Çelik boru üreticisi Tosyalı Holding ile yüksek teknolojiyle üretilen Çelik ürünlerde Japonya&#8217;nın lider şirketlerinden Toyo Kohan arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Bu çerçevede Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının desteğiyle kurulacak Tosyalı–Toyo Çelik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-67000" src="http://www.istenhaber.com/media/celik-sektorunde-turk-japon-isbirligi-DHA-d2758ef7c8551f29156e96f128a14b94-1-t.jpg" alt="celik sektorunde turk japon isbirligi DHA d2758ef7c8551f29156e96f128a14b94 1 t Çelik sektöründe önemli bir anlaşma" width="500" height="345" title="Çelik sektöründe önemli bir anlaşma" /></p>
<p><strong>Hataylı işadamı Fuat Tosyalı, Japon Toyo Kohan şirketi ile Çelik sektöründe önemli bir anlaşmaya imza attı.</strong></p>
<p>Türk özel sektörünün lider yassı Çelik ve Çelik boru üreticisi Tosyalı Holding ile yüksek teknolojiyle üretilen Çelik ürünlerde Japonya&#8217;nın lider şirketlerinden Toyo Kohan arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Bu çerçevede Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansının desteğiyle kurulacak Tosyalı–Toyo Çelik AŞ&#8217;nin yüzde 51&#8242;i Tosyalı Holding&#8217;e, yüzde 49&#8242;u Toyo Kohan&#8217;a ait olacak.</p>
<p>Fizibilite çalışmalarının tamamlanmasının ardından Osmaniye&#8217;de kurulacak komplekste, Türkiye&#8217;de ilk özel sektör yassı Çelik üreticisi Tosçelik&#8217;in sıcak rulo sacları kullanılacak. Tosyalı-Toyo ortaklığı ile üretilecek ve otomotivden elektrikli ev aletlerine, bilişim ürünlerinden meşrubat kutularına kadar geniş bir yelpazede kullanılacak ürünler sadece Türkiye&#8217;nin değil, Avrupa&#8217;dan Kafkaslar&#8217;a, Ortadoğu&#8217;dan Kuzey Afrika&#8217;ya uzanan geniş bir coğrafyanın ihtiyacını karşılayacak.</p>
<p>Bu önemli işbirliğine ilişkin anlaşma, Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı ve Toyo Kohan İş Geliştirme Direktörü Sumida Hirohiko tarafından imzalandı. Hedef, global ölçekte bir güç olmak olarak ifade edildi. Çelik sektöründe global ölçekte bir güç olmayı hedeflediklerini vurgulayan Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, &#8220;Yeni teknolojilerle pazarın ihtiyaçlarını karşılayarak, yüksek kalitede üretim gerçekleştirmeye özen gösteriyoruz. Toyo Kohan ile yapacağımız işbirliği, bu açıdan önem taşıyor. Osmaniye&#8217;de kuracağımız tesisler, değerli ortağımızın yenilikçi yaklaşımının ve kalite anlayışının bir yansıması olacak. Yüksek teknolojili Çelik ürünlerde ülkemizin dışa bağımlılığını ortadan kaldıracağımız için büyük mutluluk duyuyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de Çelik sektörünün sanayileşmeye paralel olarak hızla büyüdüğünü belirten Toyo Kohan İş Geliştirme Direktörü Sumida Hirohiko ise şunları kaydetti: &#8220;Toyo Kohan, 1934 yılında Japonya&#8217;nın ilk kalaylı teneke üreticisi olarak kuruldu. Halen elektro galvaniz, nikel kaplama, yüzeyi işlenmiş Çelik, krom kaplama ve film kaplı Çelik konularında Japonya&#8217;da öncü, dünyanın en yüksek üretim teknolojisine sahip bir numaralı şirketiyiz. Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarlarına ihracatı da hedef alan bir yatırım gerçekleştirme amacımız doğrultusunda bir üs olarak Türkiye&#8217;yi tercih ettik. Bunun da en önemli nedenlerinden biri, Türkiye&#8217;nin artık ekonomik gelişimi ve bölgedeki konumuyla Yükselen bir değer olarak kabul edilmesi. Aynı zamanda Tosyalı Holding&#8217;in kaydettiği hızlı ve güçlü büyümeyle sahip olduğu entegre üretim tesisleri bu işbirliği kararımızda etkili oldu. Türkiye&#8217;ye en yüksek teknolojiyi getirecek, buradan da Tosyalı Holding ile yeni pazarlara açılacağız.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/celik-sektorunde-onemli-bir-anlasma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Socar&#8217;ın yeni ilgi alanı&#8230;</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/socarin-yeni-ilgi-alani/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=socarin-yeni-ilgi-alani</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/socarin-yeni-ilgi-alani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 07:09:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet2]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=66991</guid>
		<description><![CDATA[Bloomberg HT&#8217;de yayınlanan &#8220;Ekoforum&#8221; programının bu haftaki konuğu Socar Türkiye Başkanı Kenan Yavuz&#8217;du. Yavuz, İgdaş&#8217;ın ilgi alanları içerisinde olduğunu başka bir özelleştirmeyle ilgilenmediklerini söyledi. Kenan Yavuz Başkent Gaz&#8217;a ilgilerinin olmadığını ifade etti. Socar Türkiye Başkanı Yavuz petrol ürünlerinin dağıtımında olacaklarını ancak henüz yönteme karar vermediklerini ifade etti. Kenan Yavuz Petkim&#8217;de bu yıl dağıtılabilir karın tamamını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-66998" src="http://www.istenhaber.com/media/socar-dogalgaz-azerbeycan-zam-2012-yili-500x317.jpg" alt="socar dogalgaz azerbeycan zam 2012 yili 500x317 Socarın yeni ilgi alanı..." width="500" height="317" title="Socarın yeni ilgi alanı..." /></p>
<p><strong>Bloomberg HT&#8217;de yayınlanan &#8220;Ekoforum&#8221; programının bu haftaki konuğu Socar Türkiye Başkanı Kenan Yavuz&#8217;du. Yavuz, İgdaş&#8217;ın ilgi alanları içerisinde olduğunu başka bir özelleştirmeyle ilgilenmediklerini söyledi. Kenan Yavuz Başkent Gaz&#8217;a ilgilerinin olmadığını ifade etti.</strong></p>
<p>Socar Türkiye Başkanı Yavuz petrol ürünlerinin dağıtımında olacaklarını ancak henüz yönteme karar vermediklerini ifade etti.</p>
<p>Kenan Yavuz Petkim&#8217;de bu yıl dağıtılabilir karın tamamını dağıtacakları sözünü verdi ve &#8220;Petkim&#8217;de hisselerimizin arkasındayız, Petkim hissedarları namusumuz&#8221; vurgusu yaptı.</p>
<p>Socar Türkiye Başkanı petrol fiyatlarının olası seyrini de değerlendirdi. Artan talep ve sınırlı kaynakla birlikte ham petrol fiyatlarının eninde sonunda 200 doları bulacağını öngördü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/socarin-yeni-ilgi-alani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mini Cooper&#8217;da minik sorun</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/mini-cooperda-minik-sorun/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mini-cooperda-minik-sorun</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/mini-cooperda-minik-sorun/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 06:36:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[OTOMOTİV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=66994</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa&#8217;yı etkisi altına alan soğuk hava, Doğu Avrupa&#8217;da en az 70 kişinin ölümüne neden oldu. Alman meteoroloji yetkilileri, bu soğuk dalgasını Cooper olarak adlandırıyor. Çünkü Almanya şirketlere yüksek ve alçak basınç cephelerine diledikleri ismi verip sponsor olma olanağı tanıyor. Almanya, ABD dışında hava cephelerine isim verme geleneği olan tek ülke. Otomotiv devi BMW de, yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-66996" src="http://www.istenhaber.com/media/2012-MINI-Cooper-Roadster-01.jpg" alt="2012 MINI Cooper Roadster 01  Mini Cooperda minik sorun" width="510" height="340" title=" Mini Cooperda minik sorun" /></p>
<p><strong>Avrupa&#8217;yı etkisi altına alan soğuk hava, Doğu Avrupa&#8217;da en az 70 kişinin ölümüne neden oldu.</strong></p>
<p>Alman meteoroloji yetkilileri, bu soğuk dalgasını Cooper olarak adlandırıyor. Çünkü Almanya şirketlere yüksek ve alçak basınç cephelerine diledikleri ismi verip sponsor olma olanağı tanıyor.</p>
<p>Almanya, ABD dışında hava cephelerine isim verme geleneği olan tek ülke.</p>
<p>Otomotiv devi BMW de, yeni modeli Mini Cooper Roadster&#8217;ın adını duyurmak için, sıradaki bir hava cephesine Cooper adını vermeyi kararlaştırmış. Bunun için de yetkililere 299 euro ödenmiş.</p>
<p><strong>BMW: Böyle olacağını bilemezdik</strong></p>
<p>Haberi duyuran Independent gazetesi, BMW yetkililerinin soğuk hava dalgasının can kayıplarına yol açmasından üzüntü duydukları açıklamasını aktarıyor.</p>
<p>Şirket sözcüsünün; &#8220;Tabii ki üzgünüz. Ama ortada kasti bir şey yok. Bir hava sisteminin nasıl gelişeceğini baştan bilemezsiniz&#8221; dediği bildiriliyor.</p>
<p>Avrupa&#8217;da geçen hafta sonundan bu yana kaos yaratan hava sistemine sponsor olma fikrinin ardında ise Münih merkezli reklam ajansı Sassenbach var.</p>
<p>Şirket, önümüzdeki aylarda da bir alçak basınç cephesine &#8216;Minnie&#8217; adını vermeyi öngörüyordu.</p>
<p>Ajans bir hava olayına sponsor olma kararını &#8220;rüzgar ve her türlü hava koşuluna dayanıklılık&#8221; fikrini vurgulamak için aldıklarını söylüyor.</p>
<p>Mini Cooper&#8217;ın internet sitesinde ziyaretçiler aracın &#8216;güzel havasına kapılmaya&#8217; çağırılıyor.</p>
<p>Soğuk hava dalgası Doğu Avrupa&#8217;nın bazı bölgelerinde sıcaklığın -30&#8242;un altına düşmesine yol açtı.</p>
<p>Soğuğun en şiddetli olduğu ve 40 kişinin donarak öldüğü Ukrayna&#8217;da, 500 kadar kişi de hastanelerde tedavi altında.</p>
<p>Avrupa genelinde pek çok kentte okullar tatil edildi, pek çok ülkenin karayollarında önemli aksamalar yaşanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/mini-cooperda-minik-sorun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>100 dolarlık petrolden kim ne kazanıyor?</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/100-dolarlik-petrolden-kim-ne-kazaniyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=100-dolarlik-petrolden-kim-ne-kazaniyor</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/100-dolarlik-petrolden-kim-ne-kazaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 15:40:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=66926</guid>
		<description><![CDATA[Yüksek petrol fiyatları petrol ithal eden ülkelerin bütçe dengesini bozarken, petrol ihraç eden ülkelerde bütçe fazlası yaratıyor Küresel ekonomik durgunluğa ve petrol talebinin düşmesine rağmen petrol fiyatları 100 doların altına inmiyor. Küresel çapta likidite bolluğu, petrol fiyatlarını destekliyor. Yüksek petrol fiyatları petrol ithal eden ülkelerin kamu maliyesinin dengesini bozarken, petrol ihraç eden ülkelerde bütçenin fazla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img class="aligncenter size-full wp-image-66980" src="http://www.istenhaber.com/media/petrol-fiyatlari-yukseldi.jpg" alt="petrol fiyatlari yukseldi 100 dolarlık petrolden kim ne kazanıyor?" width="520" height="320" title="100 dolarlık petrolden kim ne kazanıyor?" /></p>
<p><strong>Yüksek petrol fiyatları petrol ithal eden ülkelerin bütçe dengesini bozarken, petrol ihraç eden ülkelerde bütçe fazlası yaratıyor</strong></p>
<p><strong></strong>Küresel ekonomik durgunluğa ve petrol talebinin düşmesine rağmen petrol fiyatları 100 doların altına inmiyor. Küresel çapta likidite bolluğu, petrol fiyatlarını destekliyor.</p>
<p>Yüksek petrol fiyatları petrol ithal eden ülkelerin kamu maliyesinin dengesini bozarken, petrol ihraç eden ülkelerde bütçenin fazla vermesine yol açıyor.</p>
<p>Petrol ihracatçısı ülkelerin bütçelerini dengeleyebilmeleri için petrol fiyatlarının 85 dolar altına inmemesi gerekiyor. Suudi Arabistan, Rusya, Venezuella gibi petrol üretici ülkeleri 2012 bütçelerinde petrol fiyatlarının ortalama 100 dolar olarak hesapladı.</p>
<p><strong>Peki petrol fiyatlarından kim ne kadar kazanıyor?</strong></p>
<p>Suudi Arabistan bütçesinde petrol fiyatlarının alt sınırını 80 dolar, Rusya 110, Irak 100, İran 88, Cezayir ise 98 dolar olarak belirledi.</p>
<p>Bank of Kuwait&#8217;in çalışmasına göre 100 dolarlık petrolden Kuveyt % 488; Birleşik arap emirlikleri % 300, Suudi Arabistan ise Katar ile beraber % 233 kazanç sağlıyor.</p>
<p>Bu yüzden petrol ihracatçı ülkelerin bütçelerini dengeleyebilmeleri için petrol fiyatlarının 85 dolar altına inmemesi gerekiyor.</p>
<p>Rusya Ekonomi Bakanlığı&#8217;nın verilerine göre, varil başına 110 &#8211; 120 dolarlık bir fiyat aralığı, 2012 yılında Rusya bütçesinin açık vermemesine yetecek.</p>
<p>2011 yılında varil başına ortalama yüzde 109,35 dolarda seyreden fiyat, Rusya&#8217;nın gayrı safi yurtiçi hasılasında yüzde 6&#8242;lık ek büyüme sağladı.</p>
<p>Öte yandan Suudi Arabistan 2012 bütçesinde petrol fiyatlarını 95 dolar olarak belirledi. Yapılan hesaplamalara göre petrol fiyatlarının 95 dolar altına düşmesi Suudi Arabistan bütçesinde % 4,3&#8242;lük bir sapmaya neden olacak.</p>
<p>İran&#8217;ın petrol gelirleri hükümet bütçesinin yüzde 60’ını oluşturuyor.</p>
<p>Petrol ihracatının yüzde 18’ini Avrupa Birliği ülkelerine yapan İran, döviz gelirinin yüzde 40&#8242;nı Avrupa Birliği’nden elde ediyor.</p>
<p>Mustafa Salih<br />
Bloomberg HT</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/100-dolarlik-petrolden-kim-ne-kazaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mütekabiliyet yasası büyük bir milat olacak</title>
		<link>http://www.istenhaber.com/mutekabiliyet-yasasi-buyuk-bir-milat-olacak/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mutekabiliyet-yasasi-buyuk-bir-milat-olacak</link>
		<comments>http://www.istenhaber.com/mutekabiliyet-yasasi-buyuk-bir-milat-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 15:03:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Betul Özer</dc:creator>
				<category><![CDATA[GAYRİMENKUL]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istenhaber.com/?p=66919</guid>
		<description><![CDATA[Başta Ortadoğulu ve Rus yatırımcılar olmak üzere özellikle Boğaz’daki yalılar dikkatle izleniyor. Dünya çapında yaklaşık 10 zengin isim de buradan yalı almak için sırada bekliyor. Türkiye’de gayrimenkul sektörüne olan yabancı ilgisi son dönemde daha da arttı. Türkiye’nin stratejik konumu, kültürel zenginliği gibi özel koşulları bu durumda önemli oranda etkili oluyor. Tüm bu konuları lüks gayrimenkul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img class="aligncenter size-full wp-image-66978" src="http://www.istenhaber.com/media/673754.jpg" alt="673754 Mütekabiliyet yasası büyük bir milat olacak" width="500" height="300" title="Mütekabiliyet yasası büyük bir milat olacak" /></p>
<p><strong>Başta Ortadoğulu ve Rus yatırımcılar olmak üzere özellikle Boğaz’daki yalılar dikkatle izleniyor. Dünya çapında yaklaşık 10 zengin isim de buradan yalı almak için sırada bekliyor.</strong></p>
<p>Türkiye’de gayrimenkul sektörüne olan yabancı ilgisi son dönemde daha da arttı. Türkiye’nin stratejik konumu, kültürel zenginliği gibi özel koşulları bu durumda önemli oranda etkili oluyor.</p>
<p>Tüm bu konuları lüks gayrimenkul alanında Türkiye dahil dünyanın 43 ülkesinde 580 ofisiyle lüks gayrimenkul danışmanlık hizmetleri veren Turkey Sotheby&#8217;s International Realty Genel Müdürü Arman Özver ile konuştuk.</p>
<p><strong>2012’yi dünya ve Türkiye için nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p>Öncelikle 2012 zor bir yıl olacak gibi görünüyor. Bunu 2011&#8242;in ortalarından itibaren bütün sektörler yavaş yavaş hissetmeye başladı. Dünya ekonomik ve siyasi açıdan zor bir dönemden geçiyor. Özellikle, Güney Avrupa&#8217;da yaşanan durum finans sektöründe tedirginliğe neden oluyor. Ortadoğu ve Afrika&#8217;ya bakıldığında ise siyasi dalgalanma var. Bunlar yan yana gelince, 2012 zor bir yıl gibi görünüyor. Dünya ile entegre olmuş Türkiye&#8217;nin de bu zor dönemin dışında kalması mümkün değil.</p>
<p><strong> Son dönemde 2012 için daha ılımlı tahminler ön plana çıkmaya başladı, sizin bu noktada hem konut sektörünün geneli hem de lüks gayrimenkul pazarı için beklentileriniz hangi yönde?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin şöyle bir büyüsü var; beklentilerle, gerçekleşmeler pek bir birini tutmuyor. Kendi sektörüm için konuşursam, 2012 için zorlaşma beklerken ufukta da olumlu şeyler görünmeye başladı. Bunun etkilerini de görmeye başladık. Bu zor seneyi en az hasarla atlatmamıza yardım edecek bizim ülkemize yönelik beklentiler mevcut.</p>
<p><strong>Mütekabiliyet yasası büyük bir milat olacak</strong></p>
<p><strong>Bu beklentiler nelerdir, biraz açar mısınız?</strong></p>
<p>Bu yıl şirket olarak Türkiye&#8217;ye yatırım yapmak isteyen çok önemli işadamları ağırladık. Bunlar Kraliyet ailelerine mensup isimler ile Rusya, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan&#8217;dan gelen önemli misafirlerdi. Şunu gördük ki; bu insanlar İstanbul ve güney illerimizdeki gayrimenkul pazarını dikkatlice takip ediyor. Yetkili kişilerini göndererek projelerle, fiyatlarla ya da lokasyonlarla ilgili haftalarca hatta aylarca süren araştırmalar yapıyor.</p>
<p>Diğer taraftan geçen Pazartesi, taslağı Meclis&#8217;in gündemine gelen Mütekabiliyet Yasası&#8217;nın yarattığı bir olumlu beklenti var. Bu yasayla bence müthiş miladi bir şey doğacak.</p>
<p><strong>Kraliyet aileleri bu yasayı bekliyor</strong></p>
<p><strong> Mütekabileyet Yasası sizce sektöre neler getirecek?</strong></p>
<p>Biraz önce bahsettiğim ekonomik ve siyasi karışıklıklardan dolayı komşu ülkelerimizde gerek yatırım, gerek oturma gerekse de proje geliştirmek için kurumsal yatırımcılar bu kanunu bekliyor. Ağırladığımız misafirlerin bire bir bunu beklediğini gördük.</p>
<p><strong> Kraliyet ailelerinin Mütekabiliyet Yasası&#8217;nın beklediğini söyleyebilir miyiz?</strong></p>
<p>Ortadoğu&#8217;da kraliyet ailelerinin yatırımcı şirketleri başta olmak üzere çok üst düzey gruplar bu yasayı bekliyor. S. Arabistan, Katar, Kuveyt, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Lübnan&#8217;dan önemli isimler ön araştırma yapıyor ve bu yasayı bekliyor.</p>
<p>Yasanın önü açıldığı zaman dışarıdan giren doğrudan yatırım da birkaç sene içerisinde misli misli katlar.</p>
<p><strong>Pahalı fiyat çekenin elinde kalır</strong></p>
<p><strong>Peki yasayla birlikte talebin artması Türkiye&#8217;deki gayrimenkul fiyatlarını ne şekilde etkiler?</strong></p>
<p>Bizim insanımızda genelde, &#8220;Ortadoğulu, Arap ya da Rus geldi fiyatları ikiye, üçe katlayalım&#8221; gibi bir düşünce var. Ancak, böyle düşünüldüğü zaman da beklentiler gerçekleşmiyor. Gayrimenkul için gelenler uzun vadeli yatırım amaçlıyor. Hafta sonu tatili için gelmiyor. O nedenle, iddia ediyorum ki fiyatları, nereden gelip, nereye gittiğini, krizde nerelere indiğini en az bizim kadar iyi biliyorlar. O nedenle, kimsenin benim 10 liralık malım var ama Ortadoğuluya 20 liraya satarım diye düşünmemesi lazım. Suni artışlar yapmamak lazım. İsteyen deneyebilir ancak satamaz elinde kalır. Piyasa gerçeklerini çok ama çok iyi biliyorlar.</p>
<p><strong>Kentsel dönüşümden ne bekliyorsunuz? Sektörde ne gibi yansımaları olur.</strong></p>
<p>Kentsel dönüşüm İstanbul için şart. Binaların çoğu eski deprem yönetmeliğine göre yapılmış ve eski yapı stoku oldukça fazla. Bu konuda cesur bir adım atıldı. Bu her şeyden önce insan hayatı açısından yapılması gereken bir durum. Diğer taraftan bu dönüşüm inşaat sektörü ve alt sektörlerine hareketlilik getirerek ekonomiye de katkıları olacaktır. Ancak dönüşüm sırasında tarihi dokuya ve yeşili korumak çok önemli.</p>
<p><strong>Ortadoğu lu yatırımcının gözü Boğaz da</strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de lüks konut deyince ilk olarak insanların aklına Boğaz&#8217;daki yalılar geliyor. Bu yalılara talep var mı?</strong></p>
<p>Tabi, dünyada bir tane Boğaz ve yaklaşık 60 tane özellikli yalı var. Burada yaşamak bir statü göstergesi. Dolayısıyla, bunların el değiştirmesini bekleyen, burada satın alma yapmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcılar bulunuyor.</p>
<p>Özellikle, Ortadoğulu yatırımcının öncelikli hedefi Boğaz ve Boğaz sırtları. Ve bu insanlar bu yalıları yılın belli bir bölümünde gelip &#8216;oturmak&#8217; için alıyor. Çünkü bu insanların başta Londra, New York ve Güney Fransa olmak üzere dünyanın her tarafında evleri var ve İstanbul&#8217;da da bir evleri olsun istiyor.</p>
<p><strong>Yılda bir hafta oturmak için yalı alıyorlar</strong></p>
<p><strong>Yani yalıyı bir hafta oturmak için mi alıyorlar?</strong></p>
<p>Aynen öyle. ABD&#8217;de Miami&#8217;de, Fransa&#8217;da Korsika&#8217;da bunların örneklerini gördüm. Bu insanlar o kadar varlıklı ki; buna göre bir yaşam tarzları var. Örneğin, yılda iki hafta Londra&#8217;daki evinde kalıyor, bir hafta İstanbul&#8217;daki evinde kalıyor. Kış tatili için kayak merkezinde bulunan evinde kalıyor. Böyle yaşıyorlar.</p>
<p>Hatta, bunun endüstrisi de var. Örneğin, bu evler boş kaldığı sürede profesyonel firmalar tarafından kiraya da verilebiliyor.</p>
<p><strong>Yalı sahipleriyle diyaloğunuz nasıl?</strong></p>
<p>Bu tür gayrimenkul sahipleri, birkaç kuşak öncesinden gelen köklü ailelere mensup oluyorlar. O nedenle satışa çıkan gayrimenkullerin kamuoyu tarafından bilinmesini istemiyor. Biz de buna uyarak bir gizlilik anlaşması içerisinde pazarlamaya gayret ediyoruz.</p>
<p><strong>10 Müşteri Boğaz da yalı için sırada</strong></p>
<p><strong>Peki şu anda Boğaz&#8217;da yalı satın almak için sırada bekleyen müşteriniz var mı?</strong></p>
<p>Kabaca söylemek gerekirse çoğu yabancı 10 civarında müşterinin yalı almak için talebi var.</p>
<p><strong>Fiyatlar hangi aralıkta?</strong></p>
<p>Yalıları fiyatlamak oldukça zor. Boğaz&#8217;daki yalıların hepsinin bir tarihi, bir mimarisi, bir içinde yaşanmışlık var ve bunların hepsi fiyatlamaya etki ediyor. Herhangi bir sanat eserini hangi uzman yüzde 100 değerleyebilir. Yalılarda da biraz bu durum geçerli.</p>
<p><strong>100 Milyon dolarlık yalıyı küçük buldular</strong></p>
<p><strong> Peki o zaman soruyu şöyle soralım, sizden şu anda yalı alınmasına aracılık etmenizi isteyen müşterilerinizin en çok çıktığı fiyat ne kadar?</strong></p>
<p>Bizim elimizde Boğaz&#8217;da, Baltalimanı&#8217;nda çok özel, sanat eseri gibi bir yalı var. Bunu, S.Arabistan kraliyet ailesinin birinci derece yakınına gösterdik. Çok beğendi. Fiyatı 100 milyon doların üzerinde. Bu müşterimiz, binayı içindeki mobilyalarla almak istedi. Ancak, 3 bin metrekare kapalı olan bu yapıyı küçük buldular.</p>
<p>O nedenle fiyat hiç mi hiç önemli değil. Bu noktada bu tip satışlarda müşterinin o yapıyı beğenmesi önemli.</p>
<p>Avrupalı yatırımcıda bu pek yoktur. Ancak Körfez ülkesi, Rus, Azeri, Türki Cumhuriyetlerden gelen yatırımcılarda ise böyle bir bakış var. Geldiği zaman paraya pula bakmıyor.</p>
<p><strong>Neden bu kadar üst düzeyde bir yatırımcı kitlesi Türkiye&#8217;ye gelmek istiyor?</strong></p>
<p>Çünkü, bu insanlar burada kültürel olarak kendilerini, kendi ülkelerinde gibi hissediyor. Özellikle İstanbul, onlara her türlü yaşam imkanını veren bir şehir. Ayrıca, lokasyon olarak da yakın. Dini bir ortak payda olması da bunda etkili.</p>
<p><strong>Ortadoğu&#8217;dan sonra Türkiye&#8217;de gayrimenkul edinmek için en büyük ilgi hangi ülkelerden geliyor?</strong></p>
<p>Rusya, Azerbeycan ve Kırgızistan, Kazakistan ve Tacikistan&#8217;dan geliyor. Saydığım bu son üç ülkenin Moskova ile de bağlantıları var ve genellikle bu şekilde geliyorlar.</p>
<p><strong>İstanbul ve Güney e ilgi büyük</strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de en çok nereye ilgi var?</strong></p>
<p>Başta İstanbul geliyor. Rusların son dönemde ilgilerinin Antalya&#8217;dan, Bodrum&#8217;a doğru kaydığını gözlemliyoruz.</p>
<p>Güney sahillerinde hem otel ve benzeri projelerle hem de malikine tarzı konut amaçlı bir ilgi var. Ortadoğulu yatırımcıların son dönemde Trabzon&#8217;a karşı da yatırım amaçlı ilgisinin arttığı görünüyor.</p>
<p><strong> Gayrimenkulde fiyatlar açısından öngörünüz nedir?</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;ye bu ilgi oldukça önümüzdeki yıllarda özellikle İstanbul&#8217;da şehir merkezindeki konutlarda fiyatlar yükselmeye devam edecektir. Çünkü yeni yok. Londra ve Paris&#8217;te böyle. İstanbul da o şehirlerle aynı durumda.</p>
<p><strong>Elinizdeki gayrimenkullerin toplam portföy değeri nedir?</strong></p>
<p>İstanbul ve Bodrum&#8217;da iki şubede faaliyet sürdürüyoruz. Şu andaki portföy değerimiz 550 ile 600 milyon dolar arasında. Bunların hepsinde de tek yetkiliyiz.</p>
<p>Ayrıca, hem ürün hem de fiyat konusunda geniş bir yelpazede çalışıyoruz. Daha önce, 1 ile 2 milyon dolar arasındaki konutlara yoğunlaşırken, şu anda nitelikli bölgelerde 100 ile 150 bin dolar arasındaki konutlarda da hem satış hem de kiralama gerçekleştiriyoruz.</p>
<p>Emek Kaplangil / hurriyet.com.tr<img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" alt="spacer Mütekabiliyet yasası büyük bir milat olacak" width="0" height="5" title="Mütekabiliyet yasası büyük bir milat olacak" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istenhaber.com/mutekabiliyet-yasasi-buyuk-bir-milat-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

